Gece gibi siniyor hasret üzerime
Posted on Temmuz 1st, 2009
Gece gibi siniyor hasret üzerime
Ellerim üşümüş özleminle
Ceplerimde
Uzak bir adım daha sanki senden daha yakin bir hüzne
Bir umut gibi ama bir an bile sıcak olmayan bir nefesle…
Güneş doğsa o gün doğduğu gibi yüzüme bembeyaz.
Yüzünle yüzüme değse mutluluk
Kalplerimiz aynı anda hasret atışlarını dindirip dokunsa birbirine.
Sonra bir adım mesafe kalacak kadar yaklaşsa kocaman gözlerin
Çıkarsam ceplerimden ellerimi
Güneşime uzatsam
Dokundugu yerden dokunsam o güzel yüzüne…
Çekip alsam seni kendini bilmez bir ateş ile
Sarılsam Sarıldıgı yerden yerden yüreğine yüreğimle
Gece gibi siniyor hasret üzerime
Ellerim üşümüş özleminle
Ceplerimde
Uzak bir adım daha sanki senden dahayakin bir hüzne
Bir umut gibi ama bir an bile sıcak olmayan bir nefesle…
Tags: ama, bir, daha, gece, Gece gibi siniyor hasret üzerime ile ilgili şiirler, Gece gibi siniyor hasret üzerime şiiri, Gece gibi siniyor hasret üzerime şiirleri, Gece gibi siniyorüzerime, Gözlerin, gün, hasret
Filed under AÅŸk Hikayeleri, AÅŸk Åžiirleri, Melankolik Åžiirler, Åžiirler | No Comments »
Gözlerin
Posted on Temmuz 1st, 2009
Sen yoksun diye
Kimler bırakıp gitti
Martılar bile ağladı arkandan
Seneler okşadı saçlarımdan
Kıskanırdın sigaramı
Hiç düşmezdi diye dudaklarımdan
Saklardın her seferinde
O iki kelimeyi
Belki şımarırım diye
kulaklarımdanSana koşmak istedim
Prangalar tuttu ayaklarımdan
Sen yoksun yine
Elimde bir kadeh ÅŸarap
Aklımda son sözlerin
Kadehler deÄŸil beni sarhoÅŸ eden
Beni sarhoÅŸ eden gözlerin……
Tags: beni, bir, Değil, eden, Gözlerin, Gözlerin şiiri, Gözlerin şiirleri, şarap, Sen
Filed under AÅŸk Hikayeleri, AÅŸk Åžiirleri, Melankolik Åžiirler, Åžiirler | No Comments »
Sus Birtanem Sus…
Posted on Temmuz 1st, 2009
Sakın sevmedim sevmiyorum deme..
Ümidim kalsın hiç olmazsa elimde.
Bırak hayallerim aynı kalsın!
Değiştirme onları değiştirme..
Ne yaptım sana birtanem?
Bir selamını bile esirgiyorsun…
Gülümsediğimde hafifçe gülümsesen ölür müsün ?
Resmini yaptım biliyor musun birtanem..
Sana o kadar benzedi ki…
Buruk buruk gülümsüyor o hiç olmazsa.
Onunla konuÅŸup onunla dertleÅŸiyorum.
Geceleri ona iyigeceler dileyip yatıyor
Sabahları ona günaydın diyerek kalkıyorum..
Anlayacağın tam bir deli oldum sayende..
Geçenlerde gözüme bir söz ilişti
“Bir insanın kapının kapandığını anlaması için
Kapının çarptığını duymasına ihtiyacı yoktur.”
Gerçekten böyle mi birtanem ?
Kapı çoktan çarptı da ben mi duyamadım ?
Ama sen yine de sus!
Sevilmediğimi sensizliğimi yalnızlığımı kimsesizliğimi
Asla ve asla bilmeyeyim.
Sus birtanem sus!
Seni öyle sevdim öyle benimsedim
Öyle sevdim ki
SensizliÄŸi hazmedemem
Tags: ama, asla, Ben, bir, Sen, söz, su, Sus Birtanem Sus, Sus Birtanem Sus şiiri, Sus Birtanem Sus şiirleri
Filed under AÅŸk Hikayeleri, AÅŸk Åžiirleri, Melankolik Åžiirler, Åžiirler | No Comments »
Daya Sevdalı Yüreğini Nabzıma
Posted on Temmuz 1st, 2009
Desem ki, her yudumda göz kristallerinin vahalarına gömülecek korsan bakışların yaman coşkularla halaylarda bileklerini tutan ben olacağım sevdanın ayaklarına kapanacağım. Desen ki bir umut küçücük bir sarılış dansıyla hak et beni en koyu kadehlerden süzerek içime dol süzerdim seni. Dal olurdum yoluna bağ olurdum mahzenine kol olarak uzanırdım ceylan gözlerine. Sevdam diyerek kadınım diyerek diz çökerdim kutsal ve yaşanası güzelliğine.
Dolaş mağrur gözlerinle sevdalı şiirlerimi bu gece. Yankılı bir tufan günlüğünün anılarıyla okşa gönül bahçemi. Yamalı gemiler nasılsa getirirler seni benim ülkeme. Dolup dolup boşalan gözyaşlarını akıt istersen yıllardır güneş uğramayan dizelerime ve aldırma içindeki sitemli sözlerime. Bir yılkı atı kişnesin gecemin en dar geçitlerinde sevdanın kapısını açarak güleyim aşkla gözlerine.
Gülkurusu serptim gökyüzüne anıların dişleriyle ovuşturdum hasretin gazellerini. Sevdanın anlamını aradım kral mezarlarında yokluğunun yazıtlarında izini sürdüm. Çözümsüz kaldım gece sürdüm aydınlık aradığım gündüzlerde yüzüme. Bağrımdaki hançerin kabzasına el atmadın. Aşk dedim yumru kadar göğsünde beni düşünemedin. Kalabalık bir şehirde yitirdim sevdanı bir kez neredesin demedin. Özlem sürmüşsün yeniden içime seni sevdiğimi bak yeniden söyledim.
Sağdıkça özlemin memesinden hüznü en çok dünün itiraflarıyla sarmalanır yüreğimiz. Bitimsiz bir serüvenin mavi turlarıyla kalp ağrılarımız seçkin düşler adasına ulaşır. Her sızı kendi yatağını oyan ırmaklarca denize dönünce yüzünü hasret gülüşünü gizler dağ ovadan alır tozunu sevda en çok sızısıyla çarparak tüketir kendi yolunu.
Tutkulu bir dökülüşün koyu gölgesinde seni düşünüyorum yine. Yeşil sularda gülüşlerin yüzüyor yansımalarına uzatıyorum ellerimi. Seninle uzanıp yemyeşil çimenlere gökyüzüne çiziyorum mutluluğun resimlerini. Kırlangıç mevsimiyle dönüyor dünya bir şiirin soluğuyla okşuyoruz sevdanın kirpiklerini.
Belki savruk bir anın içinde sarmalamak zor gelmez bedenlerimizi. Sonuna dek gerili bir sevda yayını gevşetip oklarız ulaşmaktan korktuğumuz hedeflerimizi. Sesini özlemek nefesini dinlemek ve yüreğinden geçenleri bilebilmek mümkün olurdu. Zorlu ihtimallerin sarı odalarında sevişerek tüketirdik bu hırçın zamanı. Sen orada ben burada ucu ucuna eklemezdik yıllardır üzerimize yağmayan mutluluk yağmurlarını.
Bir su gibi dökülsün hüznün yağmurları yalnızlığa alışık yaşlı saçaklardan yokluğunda. Altın bir tastan yudumlasam senli günlerimi. Bir çiçeğin sızılı büyüyüşü denizlerin gelgitleriyle çoğalsın bitsin içindeki derin uğultu. Dudağının ucundaki gülüşlerle güldükçe sol yanağında açan gamzeye bölünsün. O anda ülkemden havalanan bir martı denizler aşarak omzuna konsun ve sıyrıl düşlerinden kavrul öpüşlerimden ve sevdalı gecelerini donatayım şiirlerimle.
Yüreğimdeki yüzlerce şiirle sevdanın kardelenine sarılacağım. Ay dolaşacak gölgemle yıldızlara gönlümü vereceğim. Bu gece uzak şehirlerin yıllanmış özlemine varacağım Akdeniz yakamozları taşı¤¤¤¤¤ heybemde. Bir sevdanın kapısını çalarak yeşil ovalarımın güneşlerine özgürce bakacağım. İşte verdim dağlara bağrımı ve güneşi aldım bir tek yanıma sensiz. Dallarım kıraç toprağım çorak ellerim özlem yanığı düşlerim sargılarını açmıyor bir bulut uzakta şarkılarıma katılmıyor. Ay saklım gül bakışlım gözlerim yokluğunda seni bir seni arıyor.
Bütün güneşler aynı yönedir unutma. Sevginin kollarından tutarak vardığın uzak adalarda sevda karşılar seni ne kadar aklın almasa da. Bütün sarılışlar aşkladır gülüm sevdadır tek suçlusu. Bir son dokunuş kalınca doğru zamanın ruhsatına doğrulup bir düşünüşle imza atarız gerçeğin defterine. İçimizi ısıtan sözcükler üşür buğulu bir bedene yeni mutluluklar üşüşür. Anlamını asla yudumlayamadığımız bir yutkunuştur işte avucumuzdaki umut bulutları üşüten bakışlar çaresizliğe bürünür.
Bilmelisin ki kaybolmuş bir çocuk dolaşır içimde. Yüreğindeki sevda kırpıklarıyla kimi çırılçıplak kimi gözlerinde asi maviler. Ak kağıtlara dolmakla geceleri hüznü oymakla sayılıdır ömrü. Bir yaprakça düşer yaşlı bir çınarın dallarından kimi bir resimce donatır evreni yitirilmiş umutların seyyahıdır belki. Bir yanardağ olur kimi tuzlara dönüşür sonbaharda denizleri. Kin yoktur defterinde hüznü geçirir sırtına yüreği delirdi mi.
Haydi sevda!. Yüreğimdeki rengârenk ölümlerle ruhumdaki en ölümsüz şiirlerle tutsana ellerimi. Bir karabasan yağmurunda geçelim bu ülkenin zorlu hendeklerini. Dinledikçe bizi bizden eden şiirlerimize bir nefes gibi sokulan şarkılarla biz olalım bu yalan dünyanın en son gezginleri. Hüzünlerden biçilmiş emsalsiz giysilerle sen hüznün prensesi oluver bu yaşlı dünyanın son sevgilisi. Şimdi daya sevdalı yüreğini nabzıma ben şiirlerinde seni ölümsüzleştiren bir bezirgân ruhunun labirentlerini aşamayan sözcüklerin efendisi olarak üfleyelim aşkın isli kandillerini.
Tags: altın, aşk, Aşkın, asla, Ben, beni, bir, Daya Sevdalı Yüreğini Nabzıma, Daya Sevdalı Yüreğini Nabzıma şiiri, Daya Sevdalı Yüreğini Nabzıma şiirleri, eden, gece, gönül, göz, Gözlerin, Gül, Gülüm, hasret, imza, özlem, Sen, zorlu
Filed under AÅŸk Hikayeleri, AÅŸk Åžiirleri, Melankolik Åžiirler, Åžiirler | No Comments »
Mastürbasyon
Posted on Haziran 28th, 2009
Mastürbasyon kelimesi latince ”masturbare=(elle bozmak )” fiilinden türemiÅŸtir.
Günümüzde kullanımı; kişinin (kadın veya erkek) kendi kendine cinsellik yaşaması veya cinsel doyuma ulaştırması için yaptığı eyleme denir. Daha modernize bir açıklama ile ; bir cinsel tepki üreten istemli kendi kendine uyarım olarak tanımlanabilir.
Mastürbasyon hayal gücünün veya fantezinin sonsuz kullanımı ile gerçekleşir,kişi bu sırada kendisini ve karşıdakini dilediği gibi düşünür ve sonsuz bir güce sahip olur, bu yüzden de hiç bir cinsel eylem bu sınırsızlıkta ve mükemmellikte gerçekleşmez. Bu da ilk cinsel eylemlerde bazen hayal kırıklığı yaratabilir. Ama hiç bir düşünce de tensel dokunmanın veya hissetmenin ve de sevginin yerini de tutamaz.
Mastürbasyon zararlımıdır ? Eğer kişinin sosyal yaşantısını ,normal seksüel ilişkilerini bozacak düzeyde değil ise zararsızdır.
Kişi eğer bir seksüel partneri varsa o olmadığı zamanlarda mastürbasyon yapabilir ama bunun sayısı ve sıklığı partnerine olan arzusunu etkilemeyecek şekilde olmalıdır.
Eğer kişinin düzenli seks partneri yoksa veya hiç partneri yoksa, arzu ettiği sürece, hissettiği sıklıkta mastürbasyon yapabilir.
Mastürbasyonun kadında veya erkekte hiç bir fiziksel (bedensel) kötü tesiri yoktur ,aksine rahatlamayı ve gevşemeyi sağlar. Ayıp değil bir gerekliliktir.Toplumda söylenen diğer her şey tamamen uydurmadır- yok sivilce yapar, gözleriniz kör olur, ileride çocuğunuz olmaz, kızlarda adet düzenini bozar, erkeklerde ileride sertleşme sorunu yaratır gibi söylentiler ve bilgiler ve buna benzer her şey tamamen uydurmadır.
Dilediğiniz yer ve zamanda tabi ki başkalarının haklarına (kişisel veya kanuni) saygı duyarak, kimseye zarar vermeden mastürbasyon yapabilirsiniz. Bu sizin hakkınız ve bedensel özgürlüğünüzdür.
Yalnız mastürbasyon sizin için kaçınılmaz bir olay , bir tutku haline gelmişse, normal cinsel ilişkiye tercih ediyorsanız, veya normal seksten partnerinizden zevk alamayıp mastürbasyona yöneliyorsanız bir cinsel tedavi merkezine baş vurup bu alışkanlığınızı veya tercihinizi değiştirmek için öneri ve tedavi almalısınız.
Mastürbasyon konusunu biraz yaşa ve cinsiyete göre ayırırsak;
Genç erkeklerde özellikle cinsel hayatı olmayan gençlerde, mastürbasyon neredeyse bir zorunluluk halindedir, bunun nedeni ise:
Sperm (meni - er suyu) üretimi devamlıdır ve hiç durmaz, üretilen spermler bir kesede toplanır ve boşaltılmaya hazır beklerler, arkadan da devamlı sperm üretimi olur ve bu keseye boşalır, bu kesenin bir hacmi, bir kapasitesi vardır, bu hacim dolunca cinsel istek artar, yoğunlaşır eğer ilişki veya boşalma gerçekleşmezse kasıklarda ağrı, aşırı cinsel istek başlar, bazen kese o kadar dolmuştur ki büyük tuvalet yaparken veya ıkınırken vücut içi basınç arttığından bu sırada penisten sperm akar veya idrar sonrasında sümüksü bir akıntı olarak penisten gelir (bu boşalma değildir ve zevk vermez sadece sperm akar). Eğer kişi boşalmaz veya ilişki kurmazsa belli bir süreden sonra ki bu süre kişiden kişiye değişir( 4 ila 15 gün), erkek uykuda boşalır ve keseyi boşaltarak arkadan gelen spermlere yol açar. Hamamcı olduk veya rüyacı olduk deyimi buradaki boşalmaya bağlı yıkanma gerekliliğinden gelmiştir. Erkeklerdeki cinsel arzu kontrolsüzlüğü de devamlı üretilen sperm ve onun boşaltılması isteği sonucu olup bayanların erkeklerde anlayamadıkları duygusuz cinsel istek bundan dolayıdır.
Erkeklerde uyarı ve doyuma ulaşma daha çok penisin etrafının kavranma hissinin tatmini ve özellikle penisin baş kısmında bulanan zevk hücresi diye isimlendirilen sinir uçlarının sürtünmeye ve karşıdan gelen basınca karşı taşıdıkları hislerden oluşur.
Erkekler genelde elleriyle cinsel organlarını okşayarak mastürbasyon yaparlar, bunun için elleri kuru olabilir, genelde kayganlaştırıcı bazı maddeler; tükürük, krem, sabun (sabunun penis içine kaçtığında acıya yol açacağı unutulmamalıdır) kullanılır. Gene erkekler mastürbasyon yaparken penislerini başka cisimlere sürerek de veya kavrama hareketini sağlayıcı bir takım boşluklara penislerini sokup çıkararak yaparlar. Veya sertleşmiş penise su tutarakta mastürbasyon gibi çeşitli yöntemlerde kullanırlar. Son zamanlarda ülkemizde de satılan yapay vajina benzeri araçlarda erotik malzeme satılan dükkanlarda bulunmakta ve kullanılmaktadır. Kısaca kişiye zevk veren her şey bu amaçla kullanılabilir.
Kadınlarda ise; bakire olanlar veya olmayanlar olarak değerlendirmeliyiz çünkü toplumumuzda bekaret hala önemli bir konu olarak kabul edilmektedir .
Kadınlarda mastürbasyon erkeklerdeki kadar fiziksel dokunma gerçekleşmeden düşünce bazında da gerçekleşebilir. Sadece göğüslerine dokunarak dahi mastürbasyon yapabilirler.
Fiziksel istek kasık bölgesine yayılan sıcaklık orada bir basınç hissinin duyulmasına ve klitorise dokunulmasının ihtiyacı ve vajen içinde doldurulması gerekli bir boşluk hissi ile ortaya çıkar. Vajende ki boşluk hissi daha önce cinsel ilişkiye girmemiş bayanlarda çok az veya yoktur.Cinsel ilişki yaşamış kadınlarda ise bu vücut tarafından tanınmıştır ve hissedilir.
Genelde ya klitoris (bızır) elle okşanır veya iki bacak açıp kapanarak sıkıştırılır veya kadına zevk verebilecek bir şeye sürtülür. Bakire olan kadınlar genelde bu şekilde mastürbasyon yaparlar. Ve bunun kızlık zarına hiç bir zararı yoktur.
Daha az olarak klitoris okşanırken vajen girişine parmakla baskı uygulanabilir veya vajen girişi veya küçük dudaklar okşanabilir. Bunun da kızlık zarına hiç bir zararı yoktur.
Ve bazı bayanlar kızlık zarı olmayanlar veya önemsemeyenler vajen içine parmak veya parmaklarını sokarlar veya içeriye doluluk hissi verebilecek herhangi bir şey (deodorant kutusu,salatalık,muz,kalem gibi) kullanırlar.Son zamanlarda ülkemizde de bulunan yapay penisler de veya titreşim sağlayan bazı seks oyuncakları da yaygın olarak kullanılmaktadır.
Bazı bayanlar ise hem klitorise sürtünme veya baskı hem de vajen içine doluluk sağlayarak mastürbasyon yaparlar.
Duşta basınçlı suyun klitorise tutulması ile mastürbasyon ise bayağı yaygın bir yöntemdir, bu da kızlık zarına zarar vermez.
Tags: adet, ama, belli, bir, boşalma, cinsellik, daha, Değil, gün, ilk, kadın, kullanımı, Mastürbasyon, Mastürbasyon hastalıkları, Mastürbasyon nasıl olur, Mastürbasyon ne işe yarar, Mastürbasyon nedir, Mastürbasyon yapılışı, penis, vajina
Filed under Cinsellik, Kadınca | No Comments »
Çocuklarda Mastürbasyon
Posted on Haziran 28th, 2009
Anne ve babalara ve de herkese ; cinsellik içgüdüsel bir duygu olup soyunu sürdürme, hayata ve kendinden sonraya bedeninden bir parça bırakma hissinin bir uzantısıdır. Yani frenlenemez,önlenemez ve yok edilemez.Belki baskılayabilir veya başka bir hisse veya uğraşa yönlendirebilirsiniz ama bunun sağlıksız sonuçları ve acısı daha sonra çok fazla olarak başka yerlerde ve konumlarda ortaya çıkmaktadır.Kuşumuzun, kedimizin veya köpeğimizin cinsel arzularını düşünüp dikkate aldığımız halde kendimizin ,yakınlarımızın veya çocuklarımızın bu tip ihtiyaçlarını görmezlikten gelmeye veya anlamamaya çalışmak kendimizi kandırmaktır.
Özellikle cinsel yaşantıya sahip olamayan veya olamamış gençlerde bu istek frenlenemez.Bu yüzden gerekli olan mastürbasyon için onları yanlış bilgilendirip korkutmayınız.
Yaş ve kişinin sosyal konumu bu arzuyu yok etmez bu bir ihtiyaçtır.
Yalnız bebekler de de bazen mastürbasyon benzeri davranışlar görülebilir bu onları korkutmadan önlenebilir, anlayabilecek yaşta olanlar doğru yönlendirilip bilgilendirilmelidir.
Peki çocuklarımıza nasıl davranalım;
ilk önce onlara bu konularda sağlıklı bilgiler verelim eğer sizde bilmiyor veya bu konuları konuşamıyorsanız çekinmeden destek alabileceğiniz yerlere baş vurabilirsiniz veya okuyup öğrenebilecekleri bazı bilgi kaynakları sağlayabilirsiniz.En önemli olan şey yanlış bilgi vermemektir.Ufak bir kızken annesi tarafından anal (arkadan-popodan - makat-rektum ) ilişkiye girmesin diye arkadan ilişki kuranlar kanser olur diye korkutulup yönlendiren bir hastamın kabız olursam da aynı etki olur kanser olurum ölürüm fikri ile yaşadığı ve hissettiklerini, bu yüzden yeme içme problemi yaşadığını, uzun süre psikiyatrik tedavi alıp halen de tam olarak iyeleşemediğini ve de iyileşemeyeceğini düşünürseniz yanlış bilginin bir insanın hayatına, yaşantısına nasıl bir etki yaptığını anlarsınız.
Onları kendileri ile kalabilecekleri ruhları ve bedenlerini tanıyabilecekleri mekanlarda rahat bırakalım.Odasının kapısını kitlemesine izin verin veya kapısını çalıp onun olurunu almadan odasına girmeyiniz. Kötü bir şey yapacaksa zaten yapar, sertlikle hiç bir şey engellenmez sadece inanarak doğruyu anlatın oda anlayacaktır.Veya banyoda gereğinden fazla kalırsa onu rahatsız etmeyiniz, orayı gerçekten kullanmaya ihtiyacınız olana kadar onu rahat bırakınız, bir insan banyoda ne yapabilir ki veya ne yapar sizce? En önemli şey ise onlar her ne kadar sizin bedeninizin bir parçası olsalar da onlarında bir ruhlarının olduğunu unutmamak, onların kişiliklerine saygı duymaktır.
Tags: ama, bir, cinsellik, Çocuklarda Mastürbasyon, Çocuklarda Mastürbasyon nasıl olur, Çocuklarda Mastürbasyon nedir, daha, ilk, sonuçları, uzun
Filed under Cinsellik, Kadınca | No Comments »