Kadın,Cinsellik,Magazin,Güncel Haberler,Internet,Teknoloji

Bob MarLey

Posted on Haziran 1st, 2009

Efsane reggae sanatçısı Bob Marley’in 130′un üzerinde plağı her biri dillere destan olmuş yüzlerce şarkısı bulunuyor. Asıl adı Robert Nesta Marley olan unutulmaz sanatçı 6 Şubat 1945 tarihinde dünyaya gelmiştir.

5 yaşındayken annesi Kingston’a taşınmaya karar vermiş ve orada Bob ve ailesi yaşamı boyunca Bob’un en iyi arkadaşlarından biri olan Bunny Livingston ve ailesi ile birlikte yaşamışlar. Bob ve Bunny o yıllardan beri müzik ile uğraşmışlar.

Bob Marley reggae müziğinin sadece Jamaika sınırlarında kalmamasını sağlayıp onu bütün dünyaya duyuran en önemli isimlerden biridir. Büyük bir kesim tarafından bu tür müziğin kralı olarak ifade edilen Bob Marley söz yazarı şarkıcı ve gitaristtir. Profesyonel anlamda müziğe The Wailers grubu ile başlamıştır. The Wailers Peter Tosh ve Bunny Livingston’dan oluşuyordu ki bu isimlerde daha sonradan Bob Marley gibi solo kariyer çalışmalarınadevam ettiler. İlk hitleri “Simmer Down” olmuştu.

Bob The Wailers’dan ayrıldıktan sonra üç kadın reggae sanatçısının oluşturduğu The I-Threes adlı gruba müzikal alanda yardım etti. Topluluğun elemanlarından Juddy Mowatt tecrübeli sanatçı için şu ifadeyi kullanmıştı; “Bob Marley?in şarkı sözü ve müzik altyapısı öylesine gelişmiş ki kendisi bir müzik ansiklopedisi gibi”

Bu ünlü Jameikalı söz yazarı sadece kendisi ile değil bu grubu ile de “ada müziğinin” evrensel bir boyut kazanmasını sağladı. Şarkılarında politik ancak basit bir içerik vardı.

“Catch A Fire”ı 1972 yılında yayımladı. Bu çalışmayı; 1973 çıkışlı “Burnin?” 1975′te kaydedilen “Natty Death” ve 1975 tarihli “Live” albümleri izledi. İngiltere Almanya gibi önemli Avrupa ülkelerinde de hatrı sayılır bir dinleyici kitlesine sahip oldu. Bu sayede Avrupa’da özellikle o yıllar için büyük önem taşıyan konserler verdi.

En popüler şarkılarından biri olan “Get Up Stand Up” sosyal karmaşayı konu edinir. “No Women No Cry” gibi politik olmayan içerikte parçaları da vardır.

Birleşmiş Milletler “Barış Madalyası” 1978′de Afrika insanına yapılan insancıl yardımlara şarkılarıyla destek olduğu için Bob Marley’e verilmiştir. Ve bu ödülü aldığı sene insancıl yardım amacıyla Jamaika’da konsere çıkmıştır. Müzisyenliğiyle uluslararası alanda kabul gören Marley insani yönüyle de büyük takdir kazanmıştır.

Yaptığı “I Shot The Sheriff” ve “Get Up Stand Up” gibi şarkılar ünlü sanatçı Eric Clapon tarafından yıllar sonra yeniden düzenlenmiştir.

Ve Bob Marley 11 Mayıs 1981 tarihinde hayata gözlerini yumdu. Belki bedeni değil ama unutulmaz eserleri büyük manevi değer taşıyan yardım çalışmaları ve dimdik ayakta duran adıyla dünya müziğinin en önemli efsanelerinden biridir.

  • Share/Save/Bookmark

Tags: , , , , , , , , , , , , , ,
Filed under Biyografiler, Müzik | No Comments »

Alexander Rybak

Posted on Haziran 1st, 2009

Yaşamı: Sovyetler Birliği’nde dünyaya gelmiştir. Daha sonra 4 yaşındayken ailesiyle birlikte büyüyüp yaşadığı Norveç’e taşınmıştır. Rybak 5 yaşından beri enstrüman çalmaktadır şu anda da hem piyano hem de keman çalmaktadır. Ailesi de sanatçı olan Alexander’ın annesi Natalia Valentinovna Rybak ünlü bir piyanisttir. Babası Igor Alexandrovich Rybak da Norveç’te çok tanınan bir kemancıdır. Alexander “Eğlendirmeyi her daim sevdim ve bu bir şekilde sanki benim ilahi görevim” demiştir. Alexander şu anda Norveç’in başkenti Oslo’nun dışındaki Nessoden bölgesinde yaşamaktadır.

İş Yaşamı: Rybak hayli saygın bir ödül olan Anders Jahres ödülü ile 2004 yılında ödüllendirilmiştir. Norveç’in Popstar yarışması sayılan Idol: Jakten på en superstjerne (İdol : Bir süperstar aranıyor) yarışmasına katılmıştır ve yarı finale kadar çıkmayı başarmıştır. 2006 yılında NRK (Norveç Devlet Televizyonu) tarafından düzenlenen Kjempesjansen adlı yetenek yarışmasını kendi şarkısı olan Foolin ile kazanmıştır. Alexander ayrıca a-ha grubunun solisti Morten Harket ve Arve Tellefsen gibi isimlerle çalışmıştır. 2007 yılında bir Oslo Nye Teater yapımı olan Fiddler on the Roof (Damdaki Kemancı) müzikalinde kemancıyı oynamıştır. Buradaki rolü sayesinde Heddaprisen ödülünü kazanmıştır. Grete Salomonsen’in yönettiği Yohan adlı filmde Levi rolünde yer almıştır ve tanınmış model Aylar Lie ile oynamıştır.

Eurovision 2009 Alexander Rybak Rusya’nın başkenti Moskova’da düzenlenen 54. Eurovision Şarkı Yarışması’nı Rus ve Norveç halk ezgilerinden esinlendiği Fairytale (Peri Masalı) isimli şarkısı ile 387 puan toplayarak kazanmıştır. Şarkının söz ve müziği Alexander’ın kendisine aittir. Şarkı ünlü modern halk dansı topluluğu Frikar ile sahnelenmiştir. Şarkı Norveç’in en büyük gazetelerinden olan Dagbladet’ten tam puan almıştır. ESCtoday (Eurovision’da Bu Gün) isimli sitede yarı final elemelerinden finale kimlerin çıkacağı konusundaki bir ankette %71.3 oyla başı çekmiştir.

Norveç’te yapılan ön eleme yarışmasında Rybak ezici bir üstünlük ile oy veren 9 ilin hepsinde de en yüksek puanı almıştır. Öyle ki telefon ile oylama ve jüri oylarının sonucunda Rybak 747.888 puan elde ederken ikinciliği kazanan Tone Damli Aaberge sadece 121.856 puan alabilmiştir.

Böylece yarı final elemelerine katılma şansı kazanan şarkı yarı final elemelerini geçerek Eurovision’da finalde yarışma şansı kazanmıştır.

Final gecesinde yarışan Alexander Rybak ve şarkısı Fairytale (Peri Masalı) kırılması zor bir rekora imza atarak Lordi grubunun 292 puanla elinde bulundurduğu en yüksek puan rekorunu 387 puan toplayarak kırmıştır. Bu puanla birlikte Rybak ikinci gelen İzlanda’dan 169 puan ve rekorun eski sahibi Lordi grubundan 95 puan fazla almış oldu.

  • Share/Save/Bookmark

Tags: , , , , , , , , , , , , , , ,
Filed under Biyografiler, Müzik | No Comments »

Nekropsi

Posted on Haziran 1st, 2009

Nekropsi Türk deneysel/progresif rock topluluğudur.

1989’da İstanbul’da “Necropsy” adıyla kuruldu. “Speed Lessons - Part 1” (1992) adlı thrash metal tarzı bir demo çıkardılar. Ardından “Nekropsi” adını alarak etnik öğelerin öne çıktığı jazz ve endüstriyel bir çizgiye yöneldiler.

1997′de “Mi Kubbesi” adlı ilk albümünü çıkartan Nekropsi 1998’de Jimmy Page - Robert Plant konserinin konuk topluluğu oldu.

2006′da “Sayı 2″ isimli 2.albümlerini çıkardılar. Bu albümde Kurban grubundan tanınan Kerem Tüzün basları çaldı. Değişik tarzlarıyla oldukça beğenildiler.

Grup Elemanları

*Cevdet Erek
*Tolga Yenilmez
*Cem Ömeroglu
*Patrick Chartol

Albümleri

Mi Kubbesi(1996)

Sayı 2(2007)

  • Share/Save/Bookmark

Tags: , , , , , , , ,
Filed under Biyografiler, Müzik | No Comments »

Mazhar Fuat Özkan

Posted on Haziran 1st, 2009

Her sey Mazhar Alanson ile Fuat Güner’in tanismasiyla basladi.Bu tanisma ise soyle oldu:Yil 1965-66 gibiydi.O zamanlar Beatles’in yeni albumü çikmisti.Fuat Güner pasajda yürürken bu albümü Mazhar Alanson’un elinde görmüstü ve beraber dinleyebilir miyiz diye sormustu..Mazhar A. bunu kabul etmis ve tanismalari boyle olmustu…Daha sonra ilk gruplari kurulur:KAYGISIZLAR…Ali Serdar Ender Arol  Semih Oksay Mazhar Alanson Fuat Güner Cenap Kiyikoglu Mithat Danisan(Panço Mithat ve Baris Manço’yla da calisildi ); bunlar KAYGISIZLARI’IN elemanlariydilar. Sonra IP UCU BESLISI diye bir grup daha kuruldu. Galip Baransu(keyboardcu) da onlara katildi.Woodstock Festivali’nden sonra 67-68 tarihlerinde plak doldurmaya Almanya’ya giderler fakat festivali görünce plak doldurmayi falan birakirlar. Plak sirketi onlari Almanya’da ariyorken onlar festival sevdasindaydilar.KAYGISIZLAR gurubunu kurduktan sonra ilk profesyonel çalismalari Erdek’te Golf Kulübü’nde oldu.Fuat Güner bu is için evden kaçtigini daha sonra ki röportajlarinda söyle açiklar: Bir ay çalmaya gidiyorduk. Siniftan çakmisim babam annem kesecekler beni o durumdayiz.Ben de birakmayacaklarini bildigim için geceden gitari bahçeye gizleyipsabah bir not birakip kaçtim. Evden ilk kaçisim o zamanlar için büyük hadisedir bu. Çildiriyorlar.Sonra gelip beni buluyorlar.Demek burda çalisiyorsunuz himm!gibi durumlar oluyor. Sahneye bir çikiyoruz sahnenin altinda Kaygisizlar yaziyor. Bizden önceki gurubun adi da Kaygisizlar -Ankarali bir gurup- onlar birakmislar.Dans müzigi yapmaya gidiyoruz dört saatligine fakat elimizde 10 parça var. 10 parçayla 4 saat çalinir mi? Summer time çaliyoruz yarim saat sürüyor. Bitmeyen Summer Time Bitmeyen Besamme Mucho’lar var. Böyle olmayacagini anladigimiz için biz dört günde seksen parça yaptik.Bu arada sözlerini nasil ezberlediniz diyeceksin ne ezberlemesi atiyoruzingilizce disindakilerin hepsini salliyoruz….1970 yilinda Ergin Bener ile tanisirlar(Yonca Plak sirketinin sahibi). “Ya çocuklar siz çok iyi söylüyorsunuz harikasiniz fakat Türkçe söylemeniz lazim ingilizce Türkiye’de olmaz” der ve beyinlerini yikamak için de Mazhar Alanson ile Fuat Güner’i Mavi Yolculuga çikartir. Mazhar A. da o zaman Devlet Tiyatrosunda okumaktadir. O Türkçe yazmaya baslar.Onlaro zamandan beri Türkçeyi güzel söyleme (prozodi) çalisirlar.

::::Özkan Ugur’un Aralarina Katilmasiyla “MFÖ” ::::
Özkan Ugur 1970 senesinde katildi.Grubun davulcusu size bir arkadas getirdim der ve onu herkesle tanistirir. Pembe yanakli 15 yasinda bir çocuktur daha..çok iyi bas çaliyor sarki da söylüyordu… Hep üç ses çalisirdilar(Semih Oksay-Fuat GünerMazhar Alanson). Daha sonra Semih O. gruptan ayrilir.Mazhar ile Fuat kalir.Fakat söyle bir sorun vardionlarin bascisi zaten vardi.O(Sadik-Bas Gitar çalan-) beraber gitmeyecegini anlayinca ayrildi.1970′lerde MAZHAR-FUAT-ÖZKAN üçlüsü beraber çalismalarina ragmen grup hala MAZHAR-FUAT adindaydi.Ve bu ikili 10 parçalik “TÜRKÜZ TÜRKÜ ÇAGIRIRIZ”adinda LP çikartti.Sonra üniversiteler askerlikler geldi geçti.Üçlü Ajda Pekkan’a ve Sezen Aksu’ya beraber vokal yapti.O zaman Jeyan adinda bir kiz da onlara katiliyordu.Mazhar ile Fuat bir iki sene görüsemedi. Özkan o arada askerdeydi.FuatFerhan Sensoy’un Sahlari da Vururlar oyununun müzigini besteledi.Özkan askerden geldiginde yine Ferhan Sensoy’un bir oyunun müzigini Fuat ile besteledi hem de ikisi de oyunda rol aldi(Kahraman Bakkal Süpermarkete Karsi).MFÖ ayaklarinin üstünde durmaya Ajda Pekkan’dan aldiklari vokal parasinin Fuat tarafindan sütüdyoya harcanmasiyla basladi.Bundan sonra sicagi sicagina yasanan olaylari Fuat Güner söyle açikliyor:”Grupta kavga çikti tabii sen bizim paralari nasil verirsin diye iyiki de yapmisim.” Ondan sonra da Ele Güne Karsi adli albümleri çikar. Albüm patlama yapar.O sene kasete adini veren parca yilin sarkisi seçilir 1985 yilinda ” Peki Peki Anladik ” 1986 yilinda ” Vak The Rock ” 1987 yilinda ” No Problem ” 1990 yilinda ” Geldiler ” 1991 yilinda ” Best of MFÖ ” 1993 yilinda ” Agannaga ” ve ” Dönmem Yolumdan “1995 yilinda Rock sound’u agirlikli ” M.V.A.B “i çikarttilar..

  • Share/Save/Bookmark

Tags: , , , , , , , , , , ,
Filed under Biyografiler, Müzik | No Comments »

Mavi Sakal

Posted on Haziran 1st, 2009

1979 yılında Tarsus Amerikan Lisesi’nde Murat Tümer (davul) Tibet Ağırtan (gitar/vokal) Kaan Uçak (vokal) Kaan Altan (gitar) ve Ahmet Ersöz (bas gitar) tarafından kuruldu.

1980’de Tarsus Amerikan Lisesi’nde Echo’83 adıyla kurulan grup 1984 senesinde Mavi Sakal adını aldı. 1992 yılında “ÇEKTİR GİT” adlı ilk kasetini piyasaya veren Mavi Sakal ardından 1993′de “Mavi Sakal 2”yi piyasaya sürerek kısa sürede “Şaşkın” ve “Çektir Git” adlı şarkılarıyla listeleri zorlamaya başladı. Bunun üzerine kasetin yapımcısı Uzelli “Mavi Sakal 2”yi cd olarak piyasaya sürdü. Bu aynı zamanda yayımlanan ilk Türk Rock CD’si oluyordu.

4 senelik bir sessizliğin ardından yapımlarını Tümer & Tümer’in gerçekleştirdiği 1997 yılında yayınlanan “İki Yol” single’ı ve 1998 yılında yayınlanan “Kan Kokusu” albümü geçen yıllar içerisinde yurtiçinde verdiği sayısız konserler katıldığı ulusal ve uluslararası festivaller 1997 senesinde Status Quo grubunun konuğu olarak gittiği Londra Wembley Arena’da verdiği konserler ile geniş kitlelerce tanınarak bir Türk Rock kültüne dönüşen Mavi Sakal 2000 senesinde birkez daha sessizliğe gömüldü. 2006 Haziran’ında grubun kurucu üyelerinden Murat Tümer (davul) ve Tibet Ağırtan’a (vokal/gitar) ek olarak gene grupla uzun yıllar sahne almış Taylan Dedeoğlu (gitar) ve Batur Yurtsever’den (bas gitar) oluşan kadrosuyla yeniden canlanan Mavi Sakal gelecek albümün habercisi olarak internet üzerinden ücretsiz yayınladıkları “Son..ki..5..10” single’ı ve bu single’ı takip eden bir tanıtım turnesi sonrası Pasaj Müzik etiketiyle yayınlanan “Yeni..den!” adını verdiği 4. stüdyo albümüyle sessizliğine son verdi.

  • Share/Save/Bookmark

Tags: , , , , , , , , , , ,
Filed under Biyografiler, Müzik | No Comments »

Travis

Posted on Haziran 1st, 2009

Glasgow çıkışlı İskoç rock müzik topluluğu Travis 1990 yılında Chris ve Geoff Martyn kardeşler tarafından “Running Red” ismiyle kuruldu. Lenzie Akademisi’nden arkadaşları olan Andy Dunlop’un ardından Neil Primrose ve kadın vokalist Catherine Maxwell’in de katılımıyla kadrosu şekillenen topluluk bu dönemde bir kez daha isim değişikliğine gitti. John Lennon ile Paul McCartney tarafından yazılan ve Beatles grubu tarafından seslendirilen “Glass Onion” şarkısı gruba yeni ismini vermiş oldu.

Çeşitli albüm kayıt çalışmalarının ardından ünlü film yönetmeni Wim Wenders’ın “Paris Texas” adlı yapıtında Harry Dean Stanton’ın canlandırdığı “Travis” karakterinin ismini alarak birkaç senede dünyanın önde gelen rock müzik oluşumlarından biri haline gelen grubun kadrosunda; öncü vokallerde gitarda piyanoda ve banjoda Fran Healy bas gitarda ve geri vokallerde Dougie Payne öncü gitarda banjoda klavyede ve geri vokallerde Andy Dunlop davul ve perküsyonda ise Neil Primrose bulunuyor.

“Biz Britanya’daki kamu hizmetlerinden biri gibiyiz. Ambulans otomobil kurumu sonra da Travis…”

İlk Albüm: “Good Feeling”

Travis ilk stüdyo albümü olan “Good Feeling”i (”İyi Duygu”) 1997 yılında başarılı müzik yapımcısı Steve Lillywhite’ın desteğiyle beğeniye sundu. Kayıtları New York’taki Bearsville Stüdyoları’nda gerçekleşen albüm 40.000′i geçmeyen satış rakamına rağmen müzik çevrelerinden son derece olumlu tepkiler aldı ve kısa süreliğine de olsa İngiliz müzik listelerinde 9. sıraya kadar yükseldi. 12 şarkıdan oluşan ve 49 dakikalık bağımsız rock ezgileri içeren “Good Feeling”in ardından grubun ikinci albümü raflardaki yerini aldı.

Uluslararası Üne Giden Yol: “The Man Who”

Grammy ödüllü İngiliz yapımcı Nigel Godrich’in üstlendiği ikinci Travis albümü “The Man Who” adıyla 24 Mayıs 1999 tarihinde müzik dünyasına sunuldu. Gruba uluslararası ün kazandıran albüm; İngiltere müzik listelerinde bir numaraya yükselirken 2000 yılında iki de BRIT Ödülü’ne layık görüldü.

Adını İngiliz fizikçi Oliver Sacks’ın “The Man Who Mistook His Wife for a Hat” kitabından alan “The Man Who” albümü 1999 yılında İngiltere’nin “en çok satılan” albümü olarak Travis’i müzik dünyasının ilgi odağına yerleştirdi.

Albümün en dikkat çekici parçaları arasında; “Writing to Reach You” (”Sana Ulaşmak İçin Yazıyorum”) “Driftwood” “Turn” (”Dön”) ve “Why Does It Always Rain On Me” (”Neden Hep Benim Üzerime Yağıyor”) yer alıyordu. Albümün giriş parçası ve ilk teklisi olan “Writing to Reach You” Francis Healy tarafından yazılmış video klibi ise John Hardwick tarafından çekilmişti.

Işıltılı Günler ve “The Invisible Band”

Yapımcılığını yine Nigel Godrich’in üstlendiği üçüncü stüdyo albümü “The Invisible Band” (”Görünmez Grup”) müziğin onu yapan gruptan daha önemli olduğu yönündeki görüş baz alınarak yaratıldı. İngiliz müzik listelerinde bir kez daha zirveye yükselme başarısını gösteren Travis Top of the Pops’un “Yılın Albümü” ödülüne de layık görüldü.

İkisi yalnız Amerika sürümlerinde olmak üzere toplam 14 şarkıyı içeren “The Invisible Band” albümü 11 Haziran 2001 tarihinde beğeniye sunulmuştu.

Kabus ve Uyanış…

Travis için her şey kusursuz ilerliyordu. Kısa sürede müthiş bir ün kazandılar ve tüm dünyada adlarından söz ettirmeye başladılar. Müzik listelerinin zirvelerini ve satış rakamı istatistiklerini altüst eden topluluk çok sayıda da ödüle layık görüldü.

Ancak bir olay bütün bu ışıltılı günlerin üzerine kabus gibi çökmüştü. Grubun davulcusu Neil Primrose Fransa turnesi sırasında sığ olduğunu farketmediği bir yüzme havuzuna balıklama atlayıp boynunu kırdı. Bu korkunç kaza yarı ölüm demekti. Şaşırtıcı bir şekilde ve büyük şans eseri Primrose tümüyle iyileşerek gruba geri döndü. Francis Healy yaşadıklarının özetini şu sözlerle dile getirdi;

“Neil’ın geçirdiği kazayla Travis yolun sonuna gelmişti. Bu grup dört üyesinden herhangi biri olmazsa var olamazdı. Neyse ki bize bir şans daha verildi.”

“Bir şans daha” ve Yeniden Doğuş…

Travis verilen şansı doğru kullanmayı başardı. İskoçya’nın batısında küçük bir stüdyo tutarak çalışmalarına hız verdiler ve sadece iki haftada 9 yeni şarkı yazarak dördüncü stüdyo albümlerinin temelini attılar. “12 Memories” (”12 Hatıra”) adlı çalışmanın yapımcılığını Tchad Blake ve Steve Orchard ile birlikte grubun kendisi üstlendi.

11 şarkıdan oluşan ve Müzik Kutusu® Tanıtım Yazıları Arşivi’nde ayrıntılı incelemesini bulabileceğiniz “12 Memories” albümü 13 Ekim 2003′te raflardaki yerini aldı ve İngiltere listelerinde ancak 3. sıraya kadar yükselebildi. Önceki iki albümün 2 milyonluk satış başarısına erişemeyen “12 Memories” 300.000 kopyada kaldı.

Tarihler 7 Mayıs 2007′yi gösterdiğinde Travis bu kez beşinci stüdyo albümü “The Boy with No Name” (”İsimsiz Çocuk”) ile hayranlarının karşısına çıktı. Adını Fran Healy ve eşi Nora’nın yeni doğan erkek çocuklarına isim koymaya çalışırken belirledikleri albüm üçü gizli olmak üzere toplam 15 şarkıdan oluşuyordu.

Albümün ilk teklisi için şarkı listesinde 3. sırada bulunan “Closer” (”Daha Yakın”) adlı çalışma seçildi. İlk haftasında 12.000′in üzerinde satış rakamına ulaşan albüm grup tarafından Abbey Road Stüdyoları’nın şef mühendisi Chris Blair’a ve 2005 yılında henüz 34 yaşındayken beyninde oluşan tümör nedeniyle yaşamını yitiren İngiliz ralli pilotu Richard Burns’e ithaf edildi.

“The Boy with No Name” en büyük liste başarısını ikinci sıraya yükselerek Norveç’te 4. sıraya yükselerek de İngiltere’de kazanırken Amerika Billboard 200 listesinde ise 58. sırada yer aldı.

  • Share/Save/Bookmark

Tags: , , , , , , , , , , , ,
Filed under Biyografiler, Müzik | No Comments »

Günlük Okunma Sayısı

    1
Pagerank