Mastürbasyon
Posted on Haziran 28th, 2009
Mastürbasyon kelimesi latince ”masturbare=(elle bozmak )” fiilinden türemiÅŸtir.
Günümüzde kullanımı; kişinin (kadın veya erkek) kendi kendine cinsellik yaşaması veya cinsel doyuma ulaştırması için yaptığı eyleme denir. Daha modernize bir açıklama ile ; bir cinsel tepki üreten istemli kendi kendine uyarım olarak tanımlanabilir.
Mastürbasyon hayal gücünün veya fantezinin sonsuz kullanımı ile gerçekleşir,kişi bu sırada kendisini ve karşıdakini dilediği gibi düşünür ve sonsuz bir güce sahip olur, bu yüzden de hiç bir cinsel eylem bu sınırsızlıkta ve mükemmellikte gerçekleşmez. Bu da ilk cinsel eylemlerde bazen hayal kırıklığı yaratabilir. Ama hiç bir düşünce de tensel dokunmanın veya hissetmenin ve de sevginin yerini de tutamaz.
Mastürbasyon zararlımıdır ? Eğer kişinin sosyal yaşantısını ,normal seksüel ilişkilerini bozacak düzeyde değil ise zararsızdır.
Kişi eğer bir seksüel partneri varsa o olmadığı zamanlarda mastürbasyon yapabilir ama bunun sayısı ve sıklığı partnerine olan arzusunu etkilemeyecek şekilde olmalıdır.
Eğer kişinin düzenli seks partneri yoksa veya hiç partneri yoksa, arzu ettiği sürece, hissettiği sıklıkta mastürbasyon yapabilir.
Mastürbasyonun kadında veya erkekte hiç bir fiziksel (bedensel) kötü tesiri yoktur ,aksine rahatlamayı ve gevşemeyi sağlar. Ayıp değil bir gerekliliktir.Toplumda söylenen diğer her şey tamamen uydurmadır- yok sivilce yapar, gözleriniz kör olur, ileride çocuğunuz olmaz, kızlarda adet düzenini bozar, erkeklerde ileride sertleşme sorunu yaratır gibi söylentiler ve bilgiler ve buna benzer her şey tamamen uydurmadır.
Dilediğiniz yer ve zamanda tabi ki başkalarının haklarına (kişisel veya kanuni) saygı duyarak, kimseye zarar vermeden mastürbasyon yapabilirsiniz. Bu sizin hakkınız ve bedensel özgürlüğünüzdür.
Yalnız mastürbasyon sizin için kaçınılmaz bir olay , bir tutku haline gelmişse, normal cinsel ilişkiye tercih ediyorsanız, veya normal seksten partnerinizden zevk alamayıp mastürbasyona yöneliyorsanız bir cinsel tedavi merkezine baş vurup bu alışkanlığınızı veya tercihinizi değiştirmek için öneri ve tedavi almalısınız.
Mastürbasyon konusunu biraz yaşa ve cinsiyete göre ayırırsak;
Genç erkeklerde özellikle cinsel hayatı olmayan gençlerde, mastürbasyon neredeyse bir zorunluluk halindedir, bunun nedeni ise:
Sperm (meni - er suyu) üretimi devamlıdır ve hiç durmaz, üretilen spermler bir kesede toplanır ve boşaltılmaya hazır beklerler, arkadan da devamlı sperm üretimi olur ve bu keseye boşalır, bu kesenin bir hacmi, bir kapasitesi vardır, bu hacim dolunca cinsel istek artar, yoğunlaşır eğer ilişki veya boşalma gerçekleşmezse kasıklarda ağrı, aşırı cinsel istek başlar, bazen kese o kadar dolmuştur ki büyük tuvalet yaparken veya ıkınırken vücut içi basınç arttığından bu sırada penisten sperm akar veya idrar sonrasında sümüksü bir akıntı olarak penisten gelir (bu boşalma değildir ve zevk vermez sadece sperm akar). Eğer kişi boşalmaz veya ilişki kurmazsa belli bir süreden sonra ki bu süre kişiden kişiye değişir( 4 ila 15 gün), erkek uykuda boşalır ve keseyi boşaltarak arkadan gelen spermlere yol açar. Hamamcı olduk veya rüyacı olduk deyimi buradaki boşalmaya bağlı yıkanma gerekliliğinden gelmiştir. Erkeklerdeki cinsel arzu kontrolsüzlüğü de devamlı üretilen sperm ve onun boşaltılması isteği sonucu olup bayanların erkeklerde anlayamadıkları duygusuz cinsel istek bundan dolayıdır.
Erkeklerde uyarı ve doyuma ulaşma daha çok penisin etrafının kavranma hissinin tatmini ve özellikle penisin baş kısmında bulanan zevk hücresi diye isimlendirilen sinir uçlarının sürtünmeye ve karşıdan gelen basınca karşı taşıdıkları hislerden oluşur.
Erkekler genelde elleriyle cinsel organlarını okşayarak mastürbasyon yaparlar, bunun için elleri kuru olabilir, genelde kayganlaştırıcı bazı maddeler; tükürük, krem, sabun (sabunun penis içine kaçtığında acıya yol açacağı unutulmamalıdır) kullanılır. Gene erkekler mastürbasyon yaparken penislerini başka cisimlere sürerek de veya kavrama hareketini sağlayıcı bir takım boşluklara penislerini sokup çıkararak yaparlar. Veya sertleşmiş penise su tutarakta mastürbasyon gibi çeşitli yöntemlerde kullanırlar. Son zamanlarda ülkemizde de satılan yapay vajina benzeri araçlarda erotik malzeme satılan dükkanlarda bulunmakta ve kullanılmaktadır. Kısaca kişiye zevk veren her şey bu amaçla kullanılabilir.
Kadınlarda ise; bakire olanlar veya olmayanlar olarak değerlendirmeliyiz çünkü toplumumuzda bekaret hala önemli bir konu olarak kabul edilmektedir .
Kadınlarda mastürbasyon erkeklerdeki kadar fiziksel dokunma gerçekleşmeden düşünce bazında da gerçekleşebilir. Sadece göğüslerine dokunarak dahi mastürbasyon yapabilirler.
Fiziksel istek kasık bölgesine yayılan sıcaklık orada bir basınç hissinin duyulmasına ve klitorise dokunulmasının ihtiyacı ve vajen içinde doldurulması gerekli bir boşluk hissi ile ortaya çıkar. Vajende ki boşluk hissi daha önce cinsel ilişkiye girmemiş bayanlarda çok az veya yoktur.Cinsel ilişki yaşamış kadınlarda ise bu vücut tarafından tanınmıştır ve hissedilir.
Genelde ya klitoris (bızır) elle okşanır veya iki bacak açıp kapanarak sıkıştırılır veya kadına zevk verebilecek bir şeye sürtülür. Bakire olan kadınlar genelde bu şekilde mastürbasyon yaparlar. Ve bunun kızlık zarına hiç bir zararı yoktur.
Daha az olarak klitoris okşanırken vajen girişine parmakla baskı uygulanabilir veya vajen girişi veya küçük dudaklar okşanabilir. Bunun da kızlık zarına hiç bir zararı yoktur.
Ve bazı bayanlar kızlık zarı olmayanlar veya önemsemeyenler vajen içine parmak veya parmaklarını sokarlar veya içeriye doluluk hissi verebilecek herhangi bir şey (deodorant kutusu,salatalık,muz,kalem gibi) kullanırlar.Son zamanlarda ülkemizde de bulunan yapay penisler de veya titreşim sağlayan bazı seks oyuncakları da yaygın olarak kullanılmaktadır.
Bazı bayanlar ise hem klitorise sürtünme veya baskı hem de vajen içine doluluk sağlayarak mastürbasyon yaparlar.
Duşta basınçlı suyun klitorise tutulması ile mastürbasyon ise bayağı yaygın bir yöntemdir, bu da kızlık zarına zarar vermez.
Tags: adet, ama, belli, bir, boşalma, cinsellik, daha, Değil, gün, ilk, kadın, kullanımı, Mastürbasyon, Mastürbasyon hastalıkları, Mastürbasyon nasıl olur, Mastürbasyon ne işe yarar, Mastürbasyon nedir, Mastürbasyon yapılışı, penis, vajina
Filed under Cinsellik, Kadınca | No Comments »
Çocuklarda Mastürbasyon
Posted on Haziran 28th, 2009
Anne ve babalara ve de herkese ; cinsellik içgüdüsel bir duygu olup soyunu sürdürme, hayata ve kendinden sonraya bedeninden bir parça bırakma hissinin bir uzantısıdır. Yani frenlenemez,önlenemez ve yok edilemez.Belki baskılayabilir veya başka bir hisse veya uğraşa yönlendirebilirsiniz ama bunun sağlıksız sonuçları ve acısı daha sonra çok fazla olarak başka yerlerde ve konumlarda ortaya çıkmaktadır.Kuşumuzun, kedimizin veya köpeğimizin cinsel arzularını düşünüp dikkate aldığımız halde kendimizin ,yakınlarımızın veya çocuklarımızın bu tip ihtiyaçlarını görmezlikten gelmeye veya anlamamaya çalışmak kendimizi kandırmaktır.
Özellikle cinsel yaşantıya sahip olamayan veya olamamış gençlerde bu istek frenlenemez.Bu yüzden gerekli olan mastürbasyon için onları yanlış bilgilendirip korkutmayınız.
Yaş ve kişinin sosyal konumu bu arzuyu yok etmez bu bir ihtiyaçtır.
Yalnız bebekler de de bazen mastürbasyon benzeri davranışlar görülebilir bu onları korkutmadan önlenebilir, anlayabilecek yaşta olanlar doğru yönlendirilip bilgilendirilmelidir.
Peki çocuklarımıza nasıl davranalım;
ilk önce onlara bu konularda sağlıklı bilgiler verelim eğer sizde bilmiyor veya bu konuları konuşamıyorsanız çekinmeden destek alabileceğiniz yerlere baş vurabilirsiniz veya okuyup öğrenebilecekleri bazı bilgi kaynakları sağlayabilirsiniz.En önemli olan şey yanlış bilgi vermemektir.Ufak bir kızken annesi tarafından anal (arkadan-popodan - makat-rektum ) ilişkiye girmesin diye arkadan ilişki kuranlar kanser olur diye korkutulup yönlendiren bir hastamın kabız olursam da aynı etki olur kanser olurum ölürüm fikri ile yaşadığı ve hissettiklerini, bu yüzden yeme içme problemi yaşadığını, uzun süre psikiyatrik tedavi alıp halen de tam olarak iyeleşemediğini ve de iyileşemeyeceğini düşünürseniz yanlış bilginin bir insanın hayatına, yaşantısına nasıl bir etki yaptığını anlarsınız.
Onları kendileri ile kalabilecekleri ruhları ve bedenlerini tanıyabilecekleri mekanlarda rahat bırakalım.Odasının kapısını kitlemesine izin verin veya kapısını çalıp onun olurunu almadan odasına girmeyiniz. Kötü bir şey yapacaksa zaten yapar, sertlikle hiç bir şey engellenmez sadece inanarak doğruyu anlatın oda anlayacaktır.Veya banyoda gereğinden fazla kalırsa onu rahatsız etmeyiniz, orayı gerçekten kullanmaya ihtiyacınız olana kadar onu rahat bırakınız, bir insan banyoda ne yapabilir ki veya ne yapar sizce? En önemli şey ise onlar her ne kadar sizin bedeninizin bir parçası olsalar da onlarında bir ruhlarının olduğunu unutmamak, onların kişiliklerine saygı duymaktır.
Tags: ama, bir, cinsellik, Çocuklarda Mastürbasyon, Çocuklarda Mastürbasyon nasıl olur, Çocuklarda Mastürbasyon nedir, daha, ilk, sonuçları, uzun
Filed under Cinsellik, Kadınca | No Comments »
Cinsel İlişki Ve Kardiyovasküler sistem
Posted on Haziran 28th, 2009
Orgazmla sonuçlanan her cinsel ilişki, kalp damar sisteminde oldukça önemli fizyolojik değişikliklere neden olur. Yapılan araştırmalarda; sağlıklı insanların orgazmı sırasında, kalp hızında ortalama dakikada 100 atımlık bir artış olduğu, yani kalp hızının 180/dakikanın üzerine çıkabildiği ve kan basıncında da sistolik 100 mmHg’yı, diastolik 50 mmHg’yı aşabilen artışlar olabildiği yani kan basıncının orgazm sırasında 230/130 mmHg’ya dek yükselebildiği bildirilmiştir. Solunum sayısı da 60/dakikaya kadar çıkabilmektedir. Tamamen sağlıklı olduğu bilinen erkek ve kadınların orgazmı sırasında elektrokardiyografik değişiklikler de olmaktadır.
Orgazmın kalp damar sistemine yaptığı fizyolojik etkiler sağlıklı insanlarda herhangi bir olumsuz etkiye neden olmazken, hipertansiyon veya koroner kalp hastalığı gibi sağlık problemleri olan ve yeterli etkinlikte tedavisi yapılamayan insanlarda son derece tehlikeli olabilmektedir. Bir araştırmaya göre bütün ani ölümlerin yaklaşık %0.6’sı cinsel ilişkiyle bağlantılıdır. Bunlarında yarısından fazlasında bilinen bir kalp hastalığı öyküsü olduğu bildirilmektedir. Yapılan araştırmaların sonuçlarına göre cinsel ilişki sırasında veya hemen sonrasında özellikle ventriküler fibrilasyon veya subaraknoid kanama gibi nedenlere bağlı olarak ani ölümler görülebilmektedir. Bu olaylar, gizli ilişkilerde, özellikle genç kadın ve yaşlı erkekler arasındaki kaçamaklarda nispeten daha sıktır. İşin ilginç yanı kadınlarda cinsel ilişkiye bağlı ani kardiyovasküler ölüm olayının bildirilmemiş olmasıdır.
İster kadın olsun, ister erkek olsun, hastaların gerekli sağlık kontrolleri yapıldıktan sonra cinsel ilişki sırasında oluşabilecek streslerden korunma gerekiyorsa, cinsel ilişkiden yaklaşık 2 saat önce hastanın kullandığı diğer ilaçlarla olumsuz yönde etkileşmeyeceği düşünülüyor ve herhangi bir kontrendikasyonu yoksa tek doz labetolol uygulamasının faydalı olduğu bildirilmiştir. Angina profilaksisi için betabloker alan hastalarda coitus yani ilişki sırasında kalp hızı ve kan basıncı değişimi kontrol altına alınmış olduğu için ilave olarak labetolol gibi bir ajanın verilmesine gerek yoktur. Böyle bir durumda cinsel performans ve zevk azalması gibi istenmeyen durumlar, diğer aşırı ilaç etkisi sorunlarına eklenebilir. Yine stabil anginası olan hastalarda ilişkiden 10 dakika önce bir doz dilaltı nitrat uygulamasının yararlı olabileceği de bildirilmiştir.
Burada unutulmaması gereken en önemli konu Sildenafil (Viagra) gibi erektil disfonksiyon (yani sertleşme sorunu) ilacı alan hastaların kesinlikle nitratları kullanmamasıdır. Çünkü nitrat kullanan bir hasta Sildenafil aldığında tedaviye bazen hiç cevap vermeyen ve ölüme yol açabilen hipotansiyon-şok tabloları gelişebilmektedir.
Kalp damar hastalıklarında, özellikle de koroner arter hastalığında ilk belirtiler arasında nerededeyse %50’ye varan oranlarda erektil disfonksiyon (iktidarsızlık) olduğu göz önüne alınırsa, bütün erektil disfonksiyonlu hastaların detaylı bir kalp damar hastalıkları kontrolünden geçmesi yararlıdır. Bu yolla hastaların cinsel ilişkiyi sorunsuz olarak tamamlayıp tamamlayamayacakları anlaşılacak ve aktif koroner iskemisi olanların tanı ve tedavisi mümkün olacaktır.
Sildenafil’in gibi bir ilacı (başta nitratlar olmak üzere komplikasyonlara neden olacak ilaçlarla bir arada kullanmamak kaydıyla) infarktüs geçirmiş hastalarda, tedavi altındayken efor testinde aktif iskemilerinin olmadığının ve yeterli efor kapasitelerinin bulunduğunun dökümante edilmesini takiben kullanılabileceği bildirilmiştir.
Erektil disfonksiyonun kardiyovasküler nedenleri arasında ateroskleroz ve koroner kalp hastalığı dışında, hipertansiyon da son derece önemlidir.
Hipertansiyonda erektil dokunun gereÄŸi gibi kanlanabilmesi iki temel mekanizmayla bozulabilir:
-
Fonksiyonel olarak
-
Damar yatağında zamanla oluşan morfolojik değişikliklere bağlı olarak
Antihipertansif tedavinin yan etkisi olarak ta erektil disfonksiyon oluşabilir. Bu nedenle cinsel yaşamla ilgili yan etkileri olan antihipertansiflerin bilinmesi ve hastaya uygun olan ilaçların tedavide tercihi yararlı olacaktır.
Tags: bir, cinsel hastalıklar, Cinsel İlişki Ve Kardiyovasküler sistem, Cinsel İlişki Ve Kardiyovasküler sistem nal olur, Cinsel İlişki Ve Kardiyovasküler sistem ne işe yarar, Cinsel İlişki Ve Kardiyovasküler sistem nedir, daha, dakika, göz, iktidarsızlık, ilginç, ilk, kadın, saat, sı
Filed under Cinsellik, Kadınca | No Comments »
Üreme Fizyolojisi Ve Kısırlık
Posted on Haziran 28th, 2009
Kısırlık tanısı için yapılan tetkikler ve muayeneler adım adım uygulanır ve uzun zaman alabilir. Bu zamar doktorun problemi iyi anlamasına ve en etkili tedaviye karar vermesine yardım eder. AraÅŸtırmalar sonucu bir ve•ya birden fazla kısırlık nedeni bulunabileceÄŸi gibi çiftlerin yaklaşık %15′inde kısırlığın nedeni saptanamaz.
Kısırlığın mutlak olduğu durumlar nadirdir. Erken menopoz veya erkekte hiç sperm hücresi bulunmaması dışında diğer kısırlık nedenleri için doğal yollardan çocuk sahibi olma şansının azalmış olduğundan bahsedilebilir.
Kadındaki en önemli kısırlık sebepleri yumurtlama bozuklukları, endometriozis ve tüplerin hasarlı veya tıkalı olmasıdır. Erkekte görülen kısırlık nedenleri arasında ise sperm sayısının, hareketliliğinin yetersiz olması ve bazı durumlarda da sperm hücrelerinin anormal olması sayılabilir.
Tags: bir, Üreme Fizyolojisi Ve Kısırlık, Üreme Fizyolojisi Ve Kısırlık nasıl oluşur, Üreme Fizyolojisi Ve Kısırlık ne işe yarar, Üreme Fizyolojisi Ve Kısırlık nedir, uzun
Filed under Cinsellik, Kadınca | No Comments »
Sancılı Adet Görme (dismenore)
Posted on Haziran 28th, 2009
Kadınların yarısından fazlasında adet döneminde az ya da çok aÄŸrı olur. Ancak yaklaşık %10 kadında adet dönemindeki sancı oldukça ÅŸiddetli olur ve kadının 1-3 gün boyunca çoÄŸu durumda kendini iÅŸ göremeyecek kadar kötü hissetmesine neden olur. Kadın Hastalıkları ve DoÄŸum kliniklerine yapılan acil baÅŸvurularının yaklaşık %10′u adet sancısı nedeniyle olmaktadır. Dismenore, yani sancılı adet görme baÅŸvuru yapıldığı takdirde gerekli incelemeler sonrası etkili bir ÅŸekilde tedavi edilebilir.
Neden sancılı adet görülür?
Sancılı adet görme aslında normal adet görme mekanizmasının önemli bir parçası olan uterus kasılmalarının kadın tarafından ağrı şeklinde hissedilmesidir. Bu uterus kasılmalarının amacı uterus iç tabakasının atılarak yenilenmesi esnasında oluşan kanama miktarını en az seviyede tutmaktır. Bu kasılmalar esnasında uterusta bölgesel olarak prostaglandin adı verilen bazı maddeler salgılanır. Ağrıya yol açan olayın bu prostaglandinlerin ya aşırı miktarda salgılanması ya da kadında prostaglandinlere ağrı şeklinde bir aşırı duyarlılık cevabı oluşması olduğu kabul edilmektedir. Prostaglandin salgısı yumurtlama sonrasında oluşan bir olay olduğundan tipik olarak adet görmeden kısa süre önce başlayan ve adet bittikten sonra tümüyle kaybolan adet sancısı yumurtlama olduğunun güvenilir belirtilerinden biridir.
Sancılı adet görmenin nadir görülen nedenleri arasında serviks (rahim aÄŸzı) giriÅŸinin kürtaj, enfeksiyon gibi nedenlere baÄŸlı olarak daralmış olması ve buna baÄŸlı olarak adet kanının “zorlukla atılması” ve spiral kullanımı gibi nedenler yer alır.
Ne gibi belirtiler oluÅŸur?
Adet sancısı genellikle adet görmeden önceki ilk 24 saat içinde başlar, adet görmekle beraber şiddeti kısa süreli olarak artar ve adet döneminin bitmesine kadar giderek hafifler.
Bulantı-kusma, halsizlik, ishal, kramplara ek olarak şiddetli bel ağrısı ve baş ağrısı sancıyla beraber sık görülen diğer belirtilerdir. Ağrının çok şiddetli olduğu durumlarda bayılma bile ortaya çıkabilir.
Ne zaman jinekolojik deÄŸerlendirme gerekir?
Adet sancıları ağrı kesicilerle kontrol altına alınabiliyorsa ve başka bir jinekolojik belirti yoksa jinekolojik muayene gerekli değildir. Ancak adet sancıları çok şiddetli olup genel iyilik halini etkilemeye başlamışsa ve/veya iş kaybına neden oluyorsa mutlaka jinekolojik değerlendirme yapılmalı etkili bir tedavi uygulanmalıdır.
Jinekolojik değerlendirmenin çok önemli bir amacı vardır. Endometriozis (rahim iç tabakasının normal dışı bölgelerde bulunması), kronik enfeksiyon, yapışıklıklar, yumurtalık kistleri, uterus myomları ve diğer bazı jinekolojik hastalıklar kendilerine özgü belirtiler dışında aynen adet sancısı gibi belirtiler de verebilirler. Yapılan jinekolojik muayene bu durumların varlığını ortaya çıkarır ve böyle durumlarda tedavi tamamen farklı olur.
Nasıl tedavi edilir?
Eğer jinekolojik muayenede adet sancısını taklit edecek bir durum söz konusuysa (endometriozis, yumurtalık kisti, myom, spiral, enfeksiyon gibi) öncelikle saptanan hastalık tedavi edilmelidir. Yetersiz değerlendirme sonucu yapılan tedavinin başarılı olma şansı düşüktür.
Jinekolojik muayenede hiç bir jinekolojik patoloji saptanmadığında ilk basamak tedavi aÄŸrı kesicilerdir. Kullanılacak aÄŸrı kesiciler “nonsteroid anti inflamatuar analjezikler” adı altında gruplandırılan ve aÄŸrı kesme dışında iltihap giderici özellikleri de bulunan aÄŸrı kesiciler olmalıdır. Bu ilaçlar aÄŸrıyı kesmeleri dışında prostaglandin üretimini de azaltarak çift yönlü tedavi yaparlar. Adet baÅŸlamadan 24 saat öncesinde doktor önerisine göre deÄŸiÅŸen dozlarda tercihen naproksen sodyum içeren ilaçlar kullanılır ve sancı devam ettiÄŸi sürece ilaçlar alınmaya devam edilir.
Ağrı kesici ilaçlara yanıt alınamayan durumlarda ikinci basamak tedavi doğum kontrol haplarıdır. Dismenore ile yumurtlama arasında yakın bir ilişki söz konusu olduğundan yumurtlamanın doğum kontrol haplarıyla ortadan kaldırılması ağrıları çoğu durumda etkili bir şekilde kontrol altına alır.
İkinci basamak tedaviden de fayda görmeyen kadınlarda ileri inceleme gerekir. Bu amaçla gerekli ön hazırlığı takiben laparoskopi adı verilen yöntemle karın boşluğu incelenir. Bu incelemede genellikle saptanan patoloji endometriozistir ve tedavisi daha farklıdır.
Olayın psikolojik kompoonentinin varlığından şüphelenildiği durumlarda doktor önerisine göre psikiyatri konsultasyonu gerekebilir.
Yoga, transandantal meditasyon, biofeedback, gevşeme gezersizi gibi yöntemler de usulüne uygun olarak uygulandıklarında faydalı olabilir.
Tags: adet, bir, daha, Dismenore, Dismenore nedir, genel, gün, ilk, kadın, kullanımı, saat, Sancılı Adet Görme, Sancılı Adet Görme dönemi, Sancılı Adet Görme nasıl olur, Sancılı Adet Görme ne işe yarar, söz
Filed under Cinsellik, Kadınca | No Comments »
Genital Tuberkiloz
Posted on Haziran 28th, 2009
Tüberküloz yani verem bir zamanların en tehlikeli ve en ölümcül hastalığıydı. Günümüzde ise eskisi kadar yaygın olmasa bile hala daha özellikle ülkemizde yaygın olarak görülmekte olan bir hastalıktır.
Ancak geliştirilen antibiyotik ve aşılar sayesinde hem önlenebilen hem de tedavi edilebilen bir hastalıktır. Son 50 yılda tüberküloz tedavisindeki gelişmelere ve gelişmiş ülkelerde büyük ölçüde yok edilmiş olmasına karşın tüm dünyada bakıldığında önlenebilen ölüm sebepleri arasında 5. sıradadır.
Dünya SaÄŸlık teÅŸkilatı 1990 yılında tüm dünyada 2.910.000 kiÅŸinin bu hastalık nedeni ile hayatını kaybettiÄŸini açıklamıştır. Çarpıcı olan bu ölüm vakalarının sadece 40.000′inin geliÅŸmiÅŸ ülkelerde meydana gelmesidir.
Uzun süre belirti vermemesi nedeni ile ve ihmalkarlıklar sonucu ülkemizdeki tüberküloz görülme sıklığı tam olarak bilinmemekte, hastaların önemli bir kısmı saptanamamakta ve teşhis konulan hastalar yeterli düzeyde takip edilememektedir. Tüberküloz en sık solunum yollarını tutmaktadır. Bu hastaların %2-5 kadarında da genital tüberküloz saptanmaktadır.
Genital tüberküloz primer ve sekonder olarak ikiye ayrılır. Son derece nadir olan primer genital tüberkülozda mikroorganizmanın ilk enfeksiyon yarattığı alan genital organlardır. Vakaların %99′dan fazlası sekonder tüberkülozdur. Burada vücudun baÅŸka bir yerinde (genelde akciÄŸerler) bulunan enfeksiyon kan yolu ile genital organlara yayılır (dessendan enfeksiyon).
Dış genital organların tüberkülozu son derece nadirdir. En sık endometrium ve adneksler (yumurtalıklar ve tüpler) tutulur.
Klinik
Genital tüberküloz vakalarında tüberküloz için tipik olan yorgunluk, kilo kaybı, gece terlemeleri, gece yükselen ateş çok nadir görülür. Genital tüberkülozlu hastalarda en sık başvuru sebebi infertilitedir. Hastalarda %25-50 oranında pelvik ağrı ve %10-40 oranında anormal kanama görülür. Endometriumda olan harabiyet nedeni ile zarlar birbirine yapışır (Asherman sendromu) ve bu durum hem infertiliteye hem de adet kanamasının azalmasına ya da olmamasına neden olur. Tüpler sıklıkla iki taraflı tutulur ve histerosapingografide (rahim filmi) görünümü tipiktir.
Tanı
Genital tüberkülozdan şüphelenilen vakalarda aile ve kişinin kendi öyküsü önemlidir. Daha önceden tüberküloz tanısı alıp almadığı, ailesi ve yakın çevresinde bu hastalığa sahip kişi olup olmadığı araştırılmalı ve detaylı bir fizik muayene yapılmalıdır. Tanıya yardımcı olması açısından akciğer grafisi çekilmeli ve PPD testi yapılmalıdır. İnfertilite nedeni ile müracaat etmiş hastalarda HSG çekilmeli, gerekli vakalarda endometrium biopsisi yapılmalıdır.
Tedavi
Genital tüberkülozun tedavisi tıbbidir. Ancak gelişmiş olan infertilite vakalarında tedaviye yanıt çok iyi değildir. Sebat eden vakalarda cerrahi tedavi de uygulanabilir. Çocuk isteği olmayan kadınlarda rahim alınabilir. Genital tüberküloz tedavisi güç ve yüz güldürücü olmayan bir hastalıktır.
Tags: adet, bir, daha, eden, gece, Genital Tuberkiloz bulaşıcımıdır, Genital Tuberkiloz nasıl olur, Genital Tuberkiloz nasıl oluşur, Genital Tuberkiloz nedir, Genital Tuberz, ilk, kilo, uzun
Filed under Cinsellik, Kadınca | No Comments »