Zayıflamak için 10 kural
Posted on Mayıs 12th, 2009
1- Kilo verme konusunda gerçekleşmesi imkansız olan hedefleriniz olmasın. Kendinizi belirli bir kiloya ulaşmak zorunda hissetmeyin. Bir iki kilo fazlalığın önemli olmadığını kabullenin.
2- Zayıf olan her kadın seksi değildir. Diyet uygulamaktaki amacınız seksi görünmekse bunun sadece kilo vermekle bağlantılı olmadığının farkında olun.
3- Diyet yaptığınızda vücudunuzun genel şeklinin değişeceğini sanmayın. Kilo verdiğiniz zaman vücudunuz sadece daha ince görünecek. Kilo vermek iri göğüslerinizi ve kalçalarınızı belli bir ölçüde küçültebilir ama bu bölgeleriniz yapı olarak iri gözükmeye devam ederler.
4- Aldığınız kalorilerin miktarını yavaş yavaş azaltın. Yiyeceklerinizin az yağlı olmasına özen gösterin. Mönünüzden sebze ve meyveyi eksik etmeyin.
5- Amacınız kısa sürede çok fazla kilo vermek olmasın. Bu sebeple yaz mevsimine ince girmek istiyorsanız ya da özel bir günde daha ince gözükmek istiyorsanız kilo vermeye aylar önceden başlamalısınız. Tek gıda diyetleri, iradenize, beslenmenize ve vücudunuza zarar verir. Günde 1200-1500 kalori alacak şekilde beslenin ve sürekli hareket edin spor yapın.
6- Diyet sırasında verdiğiniz kiloları geri almamak için sağlıklı beslenmeyi alışkanlık haline getirin. Sebze ve meyvenin porsiyonlarını artırırken şeker, et, yağ ve unlu gıdaları azaltın.
7- Kalori hesaplama işinizi göz kararı yapmayın. Mutfağınızda bir tartı bulundurun ve yanınızdan hiç eksik etmeyeceğiniz kalori listesine göre hesaplama yapın. Ama bunu yaparken fazla abartıya da kaçmayın
8- Egzersizlerinizi aksatmayın. En büyük kabusunuz egzersiz yapmaksa ve bunu yaparken canınız sıkılıyorsa sevdiğiniz hareketleri yapın. Bunun için haftada üç kez sevdiğiniz bir müziğe ayak uydurarak dans edebilirsiniz.
9- Her gün tartılmayı alışkanlık haline getirmeyin. Haftada bir gün, (günün aynı saatinde ve aynı kıyafetlerle) tartılmanız gerekir.
10- Her gün yediklerinizi not edin. Uyguladığınız diyetten memnun kalmadıysanız notlarınıza bakarak nerede hata yaptığınızı anlamaya çalışın. Bu bilgiler bir sonraki egzersizlerinize ışık tutacaktır.
Tags: ama, belli, bir, daha, Diyet, genel, göz, kadın, kilo, Spor, zauıflk, zayıflamak, Zayıflamak için 10 kural, zayıflamanın 10 altın kuralı, zayıflamanın kuralları
Filed under Cinsellik, Diyet, Estetik, Kadınca, Moda | No Comments »
Selülit ve Bölgesel Zayıflamada Son Trendler
Posted on Mayıs 12th, 2009
Sellülit ve bölgesel yağ fazlalıkları vücut güzellik ve estetiğini tehdit eden en inatçı sorunlardan biri. Portakal kabuğu görüntüsünden kurtulmak herhangi bir emek harcamadan hiç de kolay olmuyor. Belki kötü bir rüya ve inanılmak istenmeyen bir gerçek, ama kaçınılmaz.
Neredeyse kadınların % 80’inde görülen bu sorunla yıllar öncesine kadar başa çıkmanın pek başarılı yolları yoktu. Bugün ise tıbbi yöntemlerden, özel tedavi edici cihazlara kadar pek çok alternatif bize duru, pürüzsüz ve sellitlerden yoksun vücutlar vaat ediyor.
Sellülit nedir? Estetik mi,sağlık sorunu mu?
Sellülit aslında hidrolipodistrofi olarak tanımladığımız, cilt altı yağ dokusu ve küçük mikro damarları ilgilendiren bir nevi sağlık sorunu. Bu problem kendisini portakal kabuğuna benzeyen inişli, çıkışı düzensiz bir görüntü şeklinde gösteriyor ve sellülitli bölgelerde elastikiyet ve sıkılık kaybı görülüyor. Özellikle kalça,basen,karın ve baldırlarda görülen bu problem yağ depolanmasının fazla olduğu bölgelerde daha çok oluşabiliyor. Bir tek kilo sorunu ve şişman olan hanımlarda değil, bir çok zayıf kadında da aynı soruna rastlamak mümkün. Tabi ki kadınlardaki hormonlar sellülitlere en sık zemin oluşturan nedenlerden biri. Onun için sellülit problemine erkeklerde çok sık rastlamak mümkün değil.
Sellülit ve bölgesel yağlanmaya yatkınlık yaratan etkenler nelerdir?
Bu etkenler arasında kadının doğal cilt yapısı, özellikle kadınlardaki hormonal düzen ve değişimlerin görüldüğü ergenlik, gebelik, menapoz gibi 3 önemli hormonal değişikliğin yaşandığı dönemler. Ağır, aşırı kalorili besinlerle düzensiz ve yanlış beslenme, vücutta toksit etkiler oluşturan alkol, çay, kahve ve tütünün aşırı miktarda tüketimi, hareketsiz bir yaşam, stres, gerginlik, tuz ve su dengesinde değişikliklere neden olan idrar söktürücü ve mushillerin gelişi güzel kullanımı, düzensiz uyku, kabızlık, karaciğer ve sindirim bozuklukları, metabolik hastalıklar.
Selülit tanısı nasıl konulur?
Sellülit tedavisinde erken teşhis önemli. Aynı zamanda sellülite yol açan faktörleri ortadan kaldırmak da önemli. Böylelikle sellülite neden olan faktörler ortadan kaldırıldığında daha erken ve başarılı sonuçlar alınabilir. Sellülite zemin oluşturan yanlış nedenlerin ortadan kaldırılması ve yanlış alışkanlıkların yerine sağlıklı beslenme, doğru alışkanlıkların getirilmesinde bu sorunların çözülmesinde çok önemli rol oynar. Sellülit tanısı çıplak göz ve el ile muayene ile konulabildiği gibi kontakt termografi dediğimiz yöntemlerle de olabiliyor. Bu yöntem doku sıcaklık farklılıklarını belirleme esasına dayanıyor ve likil kristal içeren plaklar arcılığıyla sellülitli bölgenin genel haritası çıkarılıyor. Böylelikle erken tanı konularak kısa sürelerde önlem alınabiliyor.
Özellikle bölgesel yağlanma ve sellülit sorunu olan kişilerde uyguladığınız tıbbi yöntemler hangileridir?
Sellülit ve bölgesel zayıflamada en çok tercih ettiğimiz tıbbi yöntemler, mezoterapi, karboksiterapi, lipolizis ve kas çalıştırma sistemleridir. Mezotherapy’nin 25 senelik geçmişi, karboksi ve lıpolızis yöntemlerinin ise yaklaşık 5 senelik geçmişleri mevcut. Dünyanın bir çok ülkesinde başarı ile uygulanan bu yöntemler bu konuda eğitimi olan uzman hekimlerce yapılmalı. Başarılı ve doğru uygulamalarda sellülit ve bölgesel yağlanma sorunlarında oldukça azalma ve ya tamamiyle giderme mümkündür.
Son dönemlerde lipolizis denilen yöntemi sık duymuş olduk?
Lipolizis yönteminin amacı vücutta istenmeyen ufak yağ birikintilerini ve topluluklarını ortadan kaldırmak. Aşırı kilo ve şişmanlık sorunu olan kişilerde başarılı sonuç alabilmek için bu yöntem ile birlikte diyet ve egzersiz yapmaları şart.
Hangi bölgelerde ve nasıl uygulanır?
Özellikle kalça, bel bölgesi, sırttaki yağ birikintileri, göbek, karın ön duvarı,diz iç kısımları ve kolda uygulanabilir.
Bu yöntemde çok ince uçlu iğne ile lokal yağlanma olan bölgelere soya fasulyesinden elde edilen fosfolipid maddesi direkt yağ dokuların içine enjekte ediliyor. Soya fasulyesindeki lesitin temel madde yağ bokların yıkılmasında ve çözülmesinde en çok kullanılan ilaçlardan biri. Seans sayısı kişinin probleminin yoğunluğuna göre değişir ve ortalama 2-3 ay sonra bölgesel yağlanmalarda oldukça başarılı sonuçlar alınır. Bugün Amerika ve Avrupada’ki bir çok ülkede uygulanan bu yöntem liposuctionın tahtını sarsacak gibi görünüyor ve hollywoodaki bir çok yıldız tarafından terci ediliyor.
Çok kilolu kişilerde bir tek bu yöntem ile zayıflamak mümkün mü?
Hayır,bu yöntem özellikle bölgesel yağ fazlalıklarında uygulanan bir yöntem,genel vücütta kilo problemi söz konusu olduğunda ise diyet ve egzersiz yapmak şart.
Son zamanlarda özellikle medya ve basında sık rastladığımız karboksiterapi yöntemi hakkında bilgi verir misiniz?
Karboksiterapi metodlu ve kontrollü parametrelerle Co2 gazının deri altına pompalanması ile gerçekleşen bir tedavidir. Co2 gazı ilk olarak Fransada,Royat terminallerinde 1925 yılından beri kullanılmakla birlikte,o tarihten bu yana estetikten tıbbi alanlara kadar birçok alanda uygulanmaktadır.
Karboksiterapinin estetik kullanım alanları nelerdir?
En sık estetik kullanım alanları sellülit,bölgesel yağ doku fazlalıkları,liposuction’dan önce ve sonra,deride kan dolaşımının artması nedeni ile derinin daha çok beslendiği Antiaging bakımlar, yara izi,çatlak bakımlarında.
Bu yöntemde çok ince uçlu iğne ile problemli vücut bölgelerine belirli dozlarda periyodik bir şekilde Co2 gazı enjekte ediliyor,enjekte edilen Co2 gazı sayesinde vücutta oksijenizasyon artışı ve dolayısıyla lipoliz olayı artıyor.Bunun sonucunda damarlarda genişleme,bölgeye giden kan akışında hızlanma,kolllogen,elastin sentezinde hızlanma meydana geliyor.Dolayısıyla bölgede görülen zayıflama ile birlikte genel cilt kalitesinde iyileşme ve elastikiyet artışı gibi durumlar saptanıyor.
Karboksiterapi ile birlikte hangi uygulamalar yapılabilir?
Karboksiterapi ile birlikte bölgede yağ yıkımını artıran mezoterapi ve lipolizis yöntemleri kombine bir şekilde uygulanabilir.
Mezoterapi nedir?
Mezoterapi günümüzde estetik alanında sellülit ve bölgesel zayıflamada en sık kullanılan yöntem sayılır. 1987 tarihinden beri Fransız Tıp akademisi tarafından alternatif tıp tedavileri arasında önemli bir yer alan bu yöntem Fransada yaklaşık 15 in hekim tarafından uygulanmaktadır.
Mezoterapinin kelime anlamı;orta deriye ince uçlu (4-6mm)iğne ile belli açılarla ilacı enjekte ederek bölgeye tedavi sağlamaktır.Enjekte edilen ilaçlar yağ bloklarını yıkımını ve kan dolaşımının artışını sağlayarak düzenli bir şekilde tedaviye devam eden kişilerde sellülit,dalgalanmalar ve bölgesel yağ fazlalık oldukça başarılı sonuçlar sağlar.Seans sayısı kişinin probleminin yoğunluğuna göre değişmekle birlikte minumum 6 seans genelde 8-10 seans şeklinde olur
Mezoterapi estetikten başka hangi alanlarda kullanılır?
Saç dökülme ve canlandırma, yüz gençleştirme ve elastikiyet kayıplarında, alerjik hastalıklarda ,kas ve eklem ağrıları ve daha bir çok tıbbi endikasyon.
Mezotherapy uygulama ne kadar sürer, ağrı yapar mı?
Yöntemin en büyük avantajları arasında seansların kısa sürmesi,iğneler ince uçlu olduğundan çok fazla bir ağrı,acı yapmaması,doğru kişilerce uygulandığında herhangi bir yan etki içermemesi,lokal veya genel anestezi alımına gerek olmamasıdır.Bazen uygulama sonrasında birkaç yerde küçük morluklar gelişebilir.ortalama 5-7günde geçer.
Sellülit oluşmaması için nasıl beslenmeli?
Sellülit oluşumunda en önemli nedenlerden biriside dengesiz ve yanlış beslenmedir. Doğru ve düzenli beslenmeyle,sellülit ve bölgesel yağlanmalar engelleneceği gibi var olan sellülit sorunu da azaltılabilir,Bu konuda en çok kabul edilen tezler ise hareketli,doğal ve sağlıklı beslenme ve toksik madde atıcı sistemlerin günlük hayatımızda var olmasıdır.Dolayısıyla uzman hekim kontrolunde yapılan periyodik kontroller vücutakı hormonal ya da genetik bozukluklar ve dolaşım bozukluğu durumların tesbit edilmesinde oldukça yararlı yöntemlerdir.Bu gibi durumlarda zaman kaybetmeden bu tip sorunların önüne geçilmeli.Sellüliten korunmanın en iyi yolları doğal ve sağlıklı ürünlerle beslenmek ve antioksidan ve A,C,E vitaminler açısından zengin bir besleneme tarzı seçmek,tuz,alkol,şeker ,sigara,tütün,alkol,kızartmalardan uzak durarak sellülit ile mücadelenin daha başarılı haleeldiğini söyleyen Dr.ECZACIBAŞI haftada 4-5 gün 30-45 dakikalık tempolu yürüyüş ve günde en az 2 lt saf su içmeninde sellülit tedavisinde önemli rol oynadığı belirtiliyor.
BESLENMEDE DİKKAT EDİLMESİ EREKENLER
Sellülit ve bölgesel yağlarla mucadele etmeniz için size pratik çözümler öneriyor
*Yiyeceklerinize tuz yerinde baharat,limon ve aromatiklerle tatlandırmaya bakın.
*koyu kahve,koyu çay,gazlı içecek ve kola tüketimine kesin.
*birleşiminde lif oranı yüksek beslenme tarzını seçerek toksik madde atılımını kolaylaştırın.
*Mutlaka günlük içtiğiniz su miktarını artırın.
*Rezene,elma kabukları ve yeşil çayı karıştırarark hazırladığınız bu nefis bitki çayını günde en az 4 kez içmeye çalışın.
Mümkünse her gün bir demet maydanoz,bol bol kreviz,lahana ve enginar yiyin.
*tatlı ihtıyaclarınızı meyve,tatlandırıcı ile hazırlanmış meyve kompostoları ve sütlü tatlı
lardan karşılamaya çalışın.
*Şarküteri ürünlerinden,yağlı soslardan uzak durun.
Kızartmalar yerinde fırın,buğulama ve haşlama yemekleri tercih din.
*Aşırı tuz ve yağ içeren şarküteri ürünlerinden ve yağlı sos ve yemeklerden uzak durun.
Tags: ama, amerika, belli, bir, bölgesel zayıflSelülit ve Bölgesel Zayıflda Son Trendler, daha, Değil, Diyet, eden, genel, göz, ilk, kahve, kilo, nın yolları, son trendler, söz, tuz, zayıflama, zayıflamak
Filed under Cinsellik, Diyet, Estetik, Kadınca, Moda | No Comments »
Ünlüleri İncelten Mayasız Diyetin Sırları
Posted on Mayıs 12th, 2009
Son zamanlarda iş ve hayat stresi üzerimizde o kadar çok baskı yapıyorki, tüm bunlardan kaçmak ve mutlu olmak için yemek yiyoruz. Gereksiz o kadar çok şey tüketiyoruz ki.
Şunu denemenizi ya da yazmanızı tavsiye ederim.Kendinizi gün boyu rahat bırakın ve yediğiniz herşeyin aynısından bir köşeye koyun. Bunu evde olduğunuz bir gün yapabilirsiniz. Ben denedim tüm gün boyu yediğim ve içtiğim herşeyin aynısından biriktirdim. Sonuç inanılmazdı. Gün boyu o kadar çok şey gereksiz şey yemişimki, hepsi dağ gibi karşımda duruyordu tüm gün yediklerim. Ve bu yediklerimle içtiklerimle kilo almamam tabiki imkansızdı. Sizde deneyin, farkına varacaksınız. Zaman zaman ben de yeme ve kilo alma sınırını aşıyorum ve bu kez daha kolay bir yöntem denedim. Şunu unutmayın diet psikolojisi asla yok sağlıklı beslenmek zorundayız ama biraz fazla kaçırdıysanız ve kilo aldıysanız ,size dr Alp Mamak’ın önerdiği mayasız dietini anlatmak istiyorum.
Mayasız dietinde bana matsa adında diet kurabiye tarifi verdi. Hem yağsız ve şekersiz hem lezzetli hem tok tutuyor hemde kilo vermeye yardımcı oluyor. Üstelik ben diet büskivülere güvenmiyorum. Arka etiketlerini okuduysanız , kimyasal katkı maddeleri dolu ve yağlı oluyor.. Matsa kurabiyesini kolayca evde kendiniz yapabilirsiniz. bu kurabiye tamamıyla yağsız olduğu için aralarda gün boyu 10 -15 adet tüketebilirsiniz. En önemli nokta gün ve gece boyu sıcak su ve bitki çayları içmeniz. Asla karbonhidratlarla proteinleri bir arada yemeyin. Asıl sır bu çünkü, diyelim o gün tabağınızda ızgara tavuk ve pilav var. Eğer ikisinide yerseniz, vücut önce günlük enerji yakımı olarak karbonhidratı yani pilavı yakıcak ve proteini yani tavuğu bu bana gerekli diyerek direkt yağa dönüştürücek. Ama siz yalnız etle salata yada sebzeyi tüketir ,başka bir öğünde makarna ve pilav yanında salata sebze tüketirseniz, çok kolay kilo verirsiniz.
Yemeklerden yarım saat önce su yemek sırasında asla içecek almayın. Gün boyu sıcak su içerseniz yağların yakımını hızlandıracaksınız. Üstelik daha az acıkırsınız. Bu diette ekmek ve yoğurt mayalı gıdalar yok onun yerine sabahları 6 kaşık müsli yulaf ezmesi ve nesfit yarım yağlı sütle birlikte kahvaltınızı yapıyorsunuz.Aralarda matsa kurabiyesi var. Öğlenleri ve akşamları tercihe göre et ve salata yada bulgur pilavı ve sebze yemeği (kabuklu pirinç pilavı ve sebze yemeği) salata (içinde patates, bezelye ve mısır yok. ) Salataya nar ekşisi ve balzemik sirke katabilirsiniz. Gün boyu sadece iki tatlı kaşığı zeytinyağ var ister salata ister sebze yemeklerinde değerlendirin. Aralarda muz ve incir hariç portakal mandalina kivi ve elma yiyebilirsiniz.Bu arda tuz oldukca az kullanın ve her gün 1000 kez göbeğinizi içe çekip bırakın. Vücuttaki ödemi atmak için her gün yutmadan 3-4 adet karanfil çiğneyebilirsiniz.
Yeter ki kendinizden vazgeçmeyin. Asla yaşamınız ve sıkıntılarınız yüzünden vücudunuzu cezalandırmayın. Çünkü vücudunuz yaşam boyu sizinle kalacak ve kilo almaya devam ederseniz, kendinizi daha kötü hissedeceksiniz.Mutlu bir hafta geçirmenizi diliyorum. Sevgiyle kalın.
Matsa kurabiyesi tarifi:
Çavdar yada tam buğday unu ile su karıştırılıp yoğrulacak.Merdane ile hamur inceltilip küçük kareler halinde kesilecek. Fırın tepsisini 1 çay kaşığı zeytinyağı ile yağlayın. Hamurları fırın tepsisine yerleştirip,150 derecede pişirin. Tüm bu işlemlerin süresi mayalanma olmaması için 18 dakikayı geçmemeli. İstenirse hamurun yarısı ayrılarak içine kuru üzüm ve ceviz katılabilir. Aynı şekilde pişirilebilir.
Tags: ama, asla, Ben, bir, ceviz, daha, gece, kilo, makarna, saat, sirke, tavuk, tuz, ünlü, ünlü diyetisyenler, ünlü diyetler, ünlüler, Ünlüleri İncelten Mayasız Diyetin Sırları, ünlülerin diyet sırları, ünlülerin yaptıkları diyetler, zeytinyağ
Filed under Cinsellik, Diyet, Estetik, Kadınca, Moda | No Comments »
Kilo alımı hakkında bilinen doğru ve yanlışlar
Posted on Mayıs 12th, 2009
Şeker Açlık Duygusuna Yol Açar mı?
Vücudumuza aldığımız şeker bize sadece kalori verir. Bunun dışında vücut için hiçbir faydası yoktur. Şeker yenildiği zaman insulin salgılanımı uyrılacağı için açlık hissi uyandırır. Diyet yapan insanlar kan şekerlerinin düştüğünü bahane ederek şeker alımına ihtiyaçları olduğunu düşünürler. Oysa vücuda alınan tüm besinler ve şekerler glikoza dönüşmektedir. Bu yüzden kişi hiç şeker yemese de diyete bağlı olarak kan şekeri düşmez.
Şeker Açlık Duygusuna Yol Açar mı?
Vücudumuza aldığımız şeker bize sadece kalori verir. Bunun dışında vücut için hiçbir faydası yoktur. Şeker yenildiği zaman insulin salgılanımı uyrılacağı için açlık hissi uyandırır. Diyet yapan insanlar kan şekerlerinin düştüğünü bahane ederek şeker alımına ihtiyaçları olduğunu düşünürler. Oysa vücuda alınan tüm besinler ve şekerler glikoza dönüşmektedir. Bu yüzden kişi hiç şeker yemese de diyete bağlı olarak kan şekeri düşmez.
Şeker haricinde kullanılan tatlandırıcılar da insan vücudunda ciddi sağlık sorunlarının nedenleri arasında yer alabiliyor. Uzun süre ve çok yüksek düzeyde alınan tatlandırıcıların kanser yapıcı etkisi olduğu görülmüştür. Bu ürünlerin insülin salınımı üzerinde şeker kadar etkileri yoktur, bu yüzden normal şekerden daha iyi oldukları düşünülebilir. Rafine beyaz şeker yerine, daha az kalori içeren ve mineral tuzlarla vitaminler açsından da daha zengin olan balı tercih etmek organizma açısından çok daha yararlıdır.
Zayıflama Rejimlerinde Önemli Olan Günde Ne Kadar Kalori Alındığı mıdır?
Kalori hesabı yapmak zayıflamak isteyen bir kişi için şarttır ama kalorinin nasıl alındığı önemlidir. Vücuda alınan kalorinin %12 – 15’i proteinlerden, %25 – 30’u yağlardan ve %50 – 60’ı karbonhidratlardan gelmelidir. 1 gram yağ 9 kalori, 1 gram protein ve karbonhidrat 4 kalori vermektedir. Vücuda alınan karbonhidratların ve proteinlerin fazlası da yağ olarak depo edilmektedir. Bütün kalorilerin vücutta yaptığı etki ve kiloya dönüşme özelliği aynı değildir. Örneğin aldığımız karbonhidrat, protein ve yağlar kalori olarak harcanabilmesi için glikoza dönüşmektedir ilk önce glikoza dönüşen grup karbonhidratlardır. Daha sonra yağlar ve proteinler glikoza dönüşür. Alınan kalori harcanan kalorideen daha az ise harcanamayan glikozlar yağa dönüşerek vücudun değişik yerlerinde depo edilir. Kadınlarda daha çok kalçada depolanırken, erkeklerde göbekte depo edilir.
Atıştırmak Formu Bozar mı?
Gün içinde yemek zamanları dışında bir şeyler yiyor ve normalde 3 öğünden aldığınız kaloriyi 4,5 hatta 6 küçük öğünde alıyorsanız bu atıştırmalar bir sorun yaratmaz. Çünkü bu şekilde bir beslenme düzeni aşırı kalori almamanızı ve vücudunuzun her öğünde sindirim olayı için daha çok kalori harcamasını sağlar. Fakat siz her öğünlerinizde yemeniz gerektiği kadar yedikten sonra abur cubur atıştırıyorsanız, bu elbette kilo almanıza neden olacaktır.
Tuz Şişmanlatır mı?
Tuz, vücudun su tutmasına yol açar ancak vücuttaki yağ oranlarıyla hiçbir ilgisi yoktur. Buna karşılık aşırı tuz kullanımı suyla beraber kişide şişkinlik hissine yol açabilir. Bu yüzden özellikle adet dönemi öncesinde tuz kullanımında aşırıya kaçılmaması tavsiye edilir. Öte yandan tuzun iştah açıcı etkisi göz önünde tutulduğunda özellikle rejim yaparken neden tuzdan kaçınılması gerektiğide ortaya çıkar. Dolayısıyla tuzun kilo alımı üzerinde doğrudan değil, dolaylı bir etkisi vardır.
Sık Yapılan Ağır Rejimler Metabolizmayı Bozar mı?
Ağır rejimler sadece metabolizmayı değil sindirim sisteminizi de bozar. Önce aşırı bir kısıtlama, dolayısıyla ani kilo verme, ardından da aşırı yasaklar yüzünden kontrolün kaybedilmesi ve ani kilo alımı gibi bir kısır döngüye girildiğinde metabolizma sarsılır. Bunun sonucunda da çok doğal olarak aşırı kilo riski artar. Buna bağlı olarak kişide yeme ihtiyacının tamamen ön plana çıktığı pek çok patolojik sorun ortaya çıkabilir. Bu durumda yapılması gereken; yavaş kilo verdiren, kişiyi korkunç yasaklar içinde boğmayan ve hem yemek hem de rejim olayını yaşamın tek unsuru haline getirmeyen rejimlere yönelmektir.
Çok Su İçmek Zayıflatır mı?
Belli bir diyet ve egzersiz programına bağlı olmadan çok miktarda su içmenin zayıflatıcı bir etkisi yoktur. Buna karşılık rejim yaparken, özellikle su, bitkisel çaylar gibi bol miktarda (en az 1,5 litre) sıvı alınması vücutta biriken toksinlerin atılmasını kolaylaştırmak açısından yararlı olacaktır. Gün içinde hafif bir açlık hissettiğinizde bir büyük bardak su içmek belki de o an için iştahınızı kesebilir ve sizi gereksiz kaloriler almaktan koruyabilir. Özellikle mineral tuzlar açısından zengin suların tercih edilmesi, rejim sırasında vücutta bazı besinlerin tüketilmesine bağlı olarak ortaya çıkan eksikliklerin giderilmesine yardımcı olabilir.
Zayıflamak için Suyu Öğün Aralarında mı İçmek Gerekir?
Zayıflamak için suyu yemeklerden önce içmek gerekir. Yemek öncesi içilen su mide kapasitesini dolduracağı için tokluk hissi verecektir ve yenilen yemek miktarını azaltacaktır. Yemek aralarında içilen su ise iştah açabilir. Ayrıca sıvı tüketmeden ya da az miktarda sıvı alarak yediğiniz bir yemekte daha çabuk doyarsınız. Ancak lifli yiyeceklerin, bir miktar sıvıyla tüketilmesi lifin şişerek hacim oluşturmasını ve tokluk hissi vermesini sağlayacağı için bu tip besinlerin sıvı gıdalarla veya suyla birlikte alınmamasında yarar vardır.
Sıcak Ortamlar Zayıflatır mı?
Sauna gibi sıcak ortamlarda terlemeyle kaybedilen, yağ değil sudur. Bu gibi sıcak ortamlar organizmanın toksinlerden arınmasını, kasların gevşemesini, kırgınlığın atılmasını sağlar ama sizi zayıflatmaz.. Mutlaka soğuk suyla yapılan bir duşla tamamlanması gereken sauna seansları, kalp damar, solunum ve dolaşım sistemi hastalıkları olan kişiler için uygun değildir. Ayrıca kilo kaybetme açısından bakacak olursak soğuk, sıcaktan çok daha etkilidir. Örneğin 18 derece suyla yapılacak bir banyo dakikada 7,2 kalori harcamanızı sağlar.
Alkol Şişmanlatır mı?
Bütün alkollü içecekler, hatta içerdiği tannin gibi maddeler sayesinde diğerlerinden daha iyi olduğu iddia edilen şarap bile, az ya da çok oranda kalori içerir. 1 kadeh şarapta 85 kalori varken, 1 kadeh rakıda 335 kalori vardır. Ayrıca alkol alımına bağlı olarak tüketilen diğer besin maddelerinin de (kızarmış patates, cips, mezeler vs.) vücutta gereksiz bir kalori ve yağ deposu olarak kalacağını unutmamak gerekir.
Diyet Ürünleri Zayıflatmaya Neden Olur mu?
Diyet ürünleri zayıflamayı sağlamaz, ancak bu ürünlerin zayıflamaya yardımcı oldukları bilinmektedir. Tabii hangi besin maddesinden söz ettiğiniz de önemli. · Süt, yoğurt, peynir ve et gibi ürünler yağı azaltılarak diyet hale getirilirler. · Şekerlemeler, çikolatalar, şekerli içecekler şeker yerine tatlandırıcılarla yapılmışlarsa kaloriler azaltılmıştır. Eğer şekerden daha geç emilen sorbitol, fruktoz gibi doğal tatlandırıcılar kullanılmış ise kalorisi normal ürünlerle aynıdır. · Ekmek grubu ürünler diyet ürün haline getirilirken lif yönünden zenginleştirilmekte ve yağ eklenmemektedir.
Tags: alımı, ama, belli, beyaz, bir, daha, Değil, Diyet, göz, ilk, kilo, Kilo alımı hakkında, Kilo alımı hakkında bilgiler, Kilo alımı hakkında bilinen doğru ve yanlışlar, şarap, söz, tuz, ürünleri, uzun, zayıflamak
Filed under Cinsellik, Diyet, Estetik, Kadınca, Moda | No Comments »
Enerjinizi artırmak için 23 öneri
Posted on Mayıs 12th, 2009
Enerjinizi zirvede tutmak ve gün boyunca bunu korumak için yiyeceklerinize dikkat etmeli ve birkaç saatinizi kendinize ayırmalısınız. İşte enerjinizi zivrvede tutmak için 23 öneri.
1- Cardiff Üniversitesi’deki araÅŸtırmaya göre her gün 40 gr. buÄŸday mısır vb. lifleri almalısınız. Çünkü bu tür lifler enerjiyi arttırıyor ve stresi azaltıyor.
2- Sabahları duş alırken bir soğuk, bir sıcak duş alın. Önce ılık bir suyun altında durun. Ardından suyun sıcaklığıyla oynayın. Ancak başınızı suyun altına sokmamaya dikkat edin. 5 - 6 dakika bunu tekrarlarsanız, çıktığınızda kendinizi daha rahatlamış hissedeceksiniz.
3- Yapılan araştırmalara göre her dört kadından birinde demir seviyesinin düşük olduğu belirlenmiş. Bu da yorgunluk ve halsizlik yaratır. Bu yüzden daha fazla demir içeren yeşil sebze, kurutulmuş meyve ve tahıl gevreklerinden bolca tüketmelisiniz.
4- Daha bol balık, tavuk, peynir, fasulye ve yumurta yemelisiniz… Çünkü vücut için gerekli Omega 3 bu besinlerde bulunuyor. Balık tüketmek aynı zamanda vücudun seratonin salgılamasını saÄŸlıyor. Bu hormon da beyindeki mutluluk merkezini aktif hale geçiriyor.
5- Günde 2 ya da 3 litre su içmelisiniz… Harvard Üniversitesi’nde yapılan araÅŸtırmaya göre bu oranlarda su içmek dayanıklılığı arttırıyor, stresin azalmasına yardımcı oluyor. Ancak aklınızda bulunsun; fazlası da zararlı…
6- Dik durun. Kambur durmak kasların hızlı çalışarak, yorulmasına sebep olur. Nefes almanızı zorlaÅŸtırır. Dik konumdayken daha rahat nefes alınır, oksijen akciÄŸerlere dolar ve böylece kanın daha rahat dolaÅŸması saÄŸlanır…
7- Yapılan araÅŸtırmalara göre en sevdiÄŸiniz müzikleri dinlemek stresi hafifletiyor ve yorgunlukla daha rahat savaÅŸmanızı saÄŸlıyor. Bu yüzden hemen bir ipod edinin ve yürürken, çalışırken, iÅŸ yaparken müzik dinlemeyi ihmal etmeyin…
8- Dışarı çıkın. Sabah kalkınca yapacağınız ilk işiniz dışarı çıkmak olsun. Amerikalı bilimadamları doğal ışığın beyni harekete geçirdiğini ve seratonin salgılamasına yardımcı olduğunu söylüyor. Bu da mutluluğunuzu arttıracaktır.
9- Mutlaka gün içerisinde ÅŸekerleme yapın… Amerika’daki beyin saÄŸlığı araÅŸtırmacılarına göre, 30 dakikalık kısa bir uyku bile insanların performansını olumlu yönde etkiliyor. Çalışırken kısa da olsa gözlerinizi kapatıp biraz dinlenin…
10- Vücudunuzun asit oranını dengelemeniz gerekir. Gereğinden fazla şekerli yiyecekler ve peynir aside sebep olur ve enerjiyi emer. Bu yüzden sebze ve meyve salatalarını bolca tüketin.
11- Doktorlar hayatınızdaki iyi ÅŸeyleri hatırlamanız için sizi mutlu eden ÅŸeyleri bir deftere yazmanızı öneriyor. Bunları okudukça, sizi neyin mutlu ettiÄŸini daha iyi bulabilirsiniz…
12- Düzenli yemek yiyin. Yemekler arasındaki uzun aralıklar ÅŸekerin düşmesine, dolayısıyla enerjinizin azalmasına neden olur. Günde üç kez mutlaka yemek yiyin. Gün içerisinde muz, fındık, yoÄŸurt yemek ideal…
13- Kaslarınızı hissederek enerji sağlayın. Mesela iki elinizi göğüs hizasında birleştirin ve birbirine doğru itin. Ardından başınızın üstüne kaldırın ve bunu 5-10 defa tekrarlayın.
14- Güne iyi bir kahvaltıyla başlayın. Süt, 150 gr. yoğurt, 1 muz, tereyağ, bal, fındık ve cevizi karıştırıp yiyebilirsiniz. Bu karışım güne zinde başlamak isteyenler için ideal bir karışım.
15- Nefes alıp vermenin önemini mutlaka kavrayın. Derin nefes alıp vermek, nefes yolunuzu açacak ve daha çok enerji almanızı saÄŸlayacaktır. Her saat üç ya da dört kez derin nefes alıp verin…
16- Cep telefonunuzu kapatın… Bırakın günün birkaç saati kimse size ulaÅŸamasın. Gerekli olduÄŸunda iÅŸ ve aileniz için kullanın…
17- Düzenli olun. Dağınıklık sizi strese sokacaktır. Gereksiz yere panik yaparsanız, bu stresle iÅŸleriniz yolunda gitmeyecektir. Bu kaosu yaÅŸayıp stresinizi arttırmayın…
18- Adımlarınızı arttırın. Daha fazla yürüyüş yapın, bol bol merdiven çıkın. Olabildiğince hareketli olmaya özen gösterirseniz, kanın hızlı hareket etmesini, kaslara ve organlara giden oksijenin artmasını sağlarsınız. Bu da sizi rahatlatacaktır.
19- Magnezyum almaya dikkat edin. Sebzelerde, fındıkta ve tahıllı ekmeklerde bulunan bu vitamin size zindelik kazandıracaktır.
20- Yiyeceklerdeki enerjinin hızlı emilimini sağlayan Co-enzimQ10, vücudun ürettiği antioksidandır. Bu enzimin oluşmasını sağlayan yiyecekler de brokoli, kahverengi şeker, kepekli ürünler, soya ve fındıktır.
21- Çok kafein ve alkol uykuyu engeller ve enerji veren B vitaminini emer. Haftada birkaç kez 1 ya da 2 kadeh şarabı geçmemeye, çay ve kahve tüketimini de en aza indirmeye özen gösterin.
22- Bilgisayarla çalışırken mutlaka aralar verin. Japon araştırmacılar, bilgisayar önünde çok oturan insanlarda endişeli olma halinin arttığını, gözlerde problem yaşandığını ve beden ağrılarının çoğaldığını söylüyor.
23- Ve son olarak beyinsel anlamda rahatlamak ve yenilenmek için kendinize 20 dakika ayırın ve ÅŸunları yapmaya çalışın…
Ilık, sessiz bir yerde oturun ya da uzanın. Üzerinizde rahat kıyafetleriniz olsun ve gözlerinizi kapatın. n Nefes alışveriÅŸinize odaklanın ve nefesinizin rahat olmasını saÄŸlayın. n Kendinizi nehir kenarında, yeÅŸil çimenlerin üzerinde düşünün. GüneÅŸ parlıyor, kuÅŸlar cıvıldıyor ve siz suyun akışını duyuyorsunuz. n Suyun içinde ayaÄŸa kalkıyor, yüzünüzü güneÅŸe dönüyorsunuz. GüneÅŸin sizi enerjiyle doldurduÄŸunu hissediyorsunuz. Derin bir nefes alıp, bu enerjinin içinize iÅŸlemesini saÄŸlıyorsunuz. n Vücudunuzun ve düşüncelerinizin pozitife dönüştüğünü hissettiÄŸinizde yavaşça gözlerinizi açıyorsunuz…
Tags: balık, bir, daha, dakika, Diyet, diyetler, eden, enerj, enerji arttırmanın yolları, Enerjinizi artırmak için 23 öneri, ilk, kahve, saat, sabah, tavuk, uzun
Filed under Cinsellik, Diyet, Estetik, Haberler, Kadınca, Moda | No Comments »
Romantik müzik iştahı azdırır
Posted on Mayıs 12th, 2009
EÄŸer siz de “Su içsem yarıyor” diyenlerdenseniz kaderinizi deÄŸiÅŸtirmek için kolları sıvayın; öncelikle kulaktan dolma öğrendiklerinizi ve arkadaÅŸlarınızın verdiÄŸi diyetleri unutup biraz kitap okuyun. ÖrneÄŸin Kapital Yayınları’ndan çıkan ‘Su İçsem Yarıyor’ kitabı tam size göre. Diyetisyen Sevinç AkdaÄŸ ile eÅŸi Emre AkdaÄŸ hazırlakları bu diyet rehberinde ÅŸiÅŸman olmanın bir ‘neden’ deÄŸil ’sonuç’ olduÄŸu üzerinde duruyor.
Seçiminizi yapın
Bu kitapta neler yok ki… ‘Ekmek ÅŸiÅŸmanlatır mı?’ ‘Reklamlarla kabaran yeme isteÄŸimizi nasıl engelleyebiliriz?’ ‘Yakınlarımızın diyetimizi bozmasını nasıl önleyeceÄŸiz?’ ‘Kim için zayıflıyoruz; onlar için mi kendimiz için mi?’ ‘Bir kibrit kutusu büyüklüğünde peynir deyimini çöpe atabilir miyiz?’ gibi pek çok sorunuza cevap bulacağınız kitapta sizden bir de tercih yapmanız isteniyor: SaÄŸlıklı ve çok güzel mi olmak istiyorsunuz yoksa saÄŸlıksız bir hayatı devam ettirmek mi?..
Renklerin etkisi
‘Su İçsem Yarıyor’da renklerin yemek yeme üzerindeki etkisine deÄŸiniliyor: “Hepimiz ismi çok duyulan fast food zincirlerine uÄŸramışızdır. Renklerine amblemlerine bakmışızdır. Bu tip yerlerde hakim renk kırmızıdır. Kırmızı. Her yer kırmızı. Kırmızı iÅŸtah açar. Gerçekten kırmızının böyle bir özelliÄŸi var. Fast food zincirlerinde ne kadar iÅŸtahlı olduÄŸunuzu düşünün. Bir de yemeÄŸinizi bitirdikten sonra o yeri çabucak terk etme fikrini…” İştah açan tek renk kırmızı deÄŸil tabii ki… YeÅŸil ve kahverenginin de yemek yemeyi arttıran etkileri var. Kitapta bu renklerin sinir sistemi üzerinde rahatlatıcı etkileri olduÄŸu ve bu etkilerin kontrol mekanizmasını da gevÅŸetip zayıflama mücadelesini tehlikeye soktuÄŸu anlatılıyor. Diyet için en masum renk ise mavi ve mavinin tonları… İştah artırmadaki en az etkisi ve yeme davranışlarını deÄŸiÅŸtirmedeki önemli rolü maviyi kilo almayı engelleyen bir renk olarak baÅŸarılı kılıyor. Ama yemek odasını maviye boyamanın ya da mavi dekorasyonlu bir restronda yemek yemenin tek çözüm olmadığı da bir gerçek…
Tuzaklara dikkat
Bu arada yemek tuzaklarına karşı bilinçli olmanızı da salık veriyor kitap. Bu tuzaklar şöyle sıralanabilir: Kısık ışık ve romantik müzik rahatlatıyor ve daha çok yemek yenmesine neden oluyor. Kalabalık bir masada yüzde 44 daha fazla yeniyor. Masadakilerin sayısı 7′den fazla ise bu oran iki katına çıkıyor. Kadınlar erkeklerle birlikteyken yüzde 13 daha fazla yiyor. Hesaplı diye büyük paketleri seçmek iyi deÄŸil; paket ne kadar büyükse tüketim o kadar artıyor.
Tags: ama, bir, daha, Değil, Diyet, kadın, Kadınca, kadınca blog, Romantik müzik iştahı azdırır
Filed under Cinsellik, Diyet, Estetik, Haberler, Kadınca, Kültür/Sanat, Moda | No Comments »